Gerçekten güzel bir kitap. Hani günümüzün sorunları anlatıldığı için bir çoğumuzun kendine rastlama ihtimali de çok yüksek.
İnsan ne olursa olsun yetiştirilme tarzı ailesinin yaşam tarzı bazen çevresel faktörler bazen de kişinin kendi istekleri ile çevresinin istekleri arasında gel git yaşamasından dolayı hayatı boyunca bir yerlere sürüklenip gidiyor. Asıl sorun şu ki bunun sonucunda aslında gerçekten içimizdeki kişinin gerçek kendimiz olmamasıdır. Bunu fark ettikten sonra da ömrümüzün geri kalan kısmını benliğimizi bulmakla geçiriyoruz bu Meliha da da böyle olmuştu. Tıpkı meliha'nın kızı Melekte de olduğu gibi... Melek yıllarca Annesi ile savaştı ama aslında Melek kendisi ile savaştaydı suçu sadece annesine atabildi. Anesinin söylediklerini dinlemeyip okumadığı ve kendini bir zevk bir cinsellik uğrunda heba ettiği için ailesinden bu kadar süre kopuk zaman geçirdiği için ve zaman geçince de pişman olduğunun açığa çıkmaması için annesinin kapısına gitmekten korktuğu için Melek bu hayatı hep kendi benliği ve geçmişinin kavgası ile yıllarını geçirdi. Durumundan ne kadar mutlu, umursamaz tavırlar sergilesede aslında o hiç bir zaman bulunduğu anın zevkini çıkaramadı. Hayatında onu çok seven hayat arkadaşı Galipe hiç zaman ayıramadı veya oğluyla hiç güzel şeyler yaşayamadı bu da şu demek oluyor ki Sevdiklerinize zaman ayırın yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır....
son olarakta
Aslında hepimiz denizde birer kum tanesiyiz, her gün bıkmadan usanmadan bir kum tanesi daha çıkmalı o denizden "Bazen bir kişiyi kurtarmak, bütün dünyayı kurtarmak gibidir"....