Muhammed bilinçaltındaki tutkularına ve duygularına vahyi perde yapmıştı . Vahiy onu belirlemiyor , o vahyi belirliyordu . Bunun çok sayıda örneğini görmüştüm . Gerek maddi gerekse siyasi olarak hükmetme arzusu ayet olarak şekillenip bir din binasına dönüşüyordu . Bunu anlamak için tarihsel koşulların , toplumsal ideallerin ve kendi psikolojisinin Muhammed ‘i nasıl şekillendirdiğini iyi görmek gerekiyordu . Gerek Kuranı gerekse hayatını ayrıntılı incelediğimde , onun karakterinin dinin her bir noktasını nasıl belirlediğini görmeye başlamıştım . Muhammed gerçekten yürüyen Kurandı ; ama bu onun gökten ona verilen Kurana tabi olmasından değil , ayetleri “ derin Muhammed ‘e” göre şekillendirmesinden kaynaklanıyordu . Muhammed yürüyen Kuran olmaktan çok , Kuran yazıya dökülmüş Muhammed ‘di …
Albert Camus'nün "Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız; o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın" sözünden cüretle, bir ülkenin zihniyetini anlamak için insanların hangi kitapları baş tacı ettiğine ve kitaba nasıl yaklaştığına bakmalı. Bilgelik nişanı, moda aksesuarı gibi taşınıyor ellerde artık kitaplar. Neyse ki kitaplar kendini aksesuara indirgeyenlerden esirgiyor bilgeliğini.
İnsanlar değerli ya da değersiz, akıllı ya da aptal, cesur ya da korkak, nazik ya da kaba olabilir. Hepsi birbirin den farklıdır ama açılıp-kapanarak, ilerleyerek ya da geri çekilerek; saygı ya da saygısızlık yöntemleriyle harekete geçirilebilirler. Sonuca eylemsizlik ile ulaşılır. Karşındaki kişi hakkında gerçekleri ve gerçek olmayanları dikkatlice incele. Onların gerçek niyetlerini anlamak için istek ve hırsları hakkında bilgi edin. Sonra soru sor ve açılmalarını sağla; böylece gerçek niyetlerini anla. Gerçek niyetlerini anlayarak bundan fayda sağla.