Joachim Gasquet'nin anlattığına göre Cezanne ressamın doğadan bir parça tutup "onu mutlak olarak resim haline getirdiğini" söylermiş. Otuz yıl önce Braque da daha açık sözlerle resmin "anekdot gibi bir olguyu yeniden oluşturmaya" değil, "resimsel bir olay oluşturmaya" çalıştığını yazmıştır. Öyleyse resim dünyanın bir taklidi değil, başlı başına bir dünyadır. Bu demektir ki bir tablo karşısına geçildiğinde doğal şeye hiçbir gönderme yoktur artık, portrenin estetik deneyiminde portrenin modeline "benzerliği" söz konusu olmaz
(portre sipariş eden kişiler sıklıkla portrelerin benzemesini isterler ama içlerinde resim aşkından çok gösteriş merakı bulunduğu için böyle isterler).
"Beni Karun'la karıştırma.Aşkından ölsem bile nikahımdan çıkan bir kadına ne bir daha bakarım ne de kiminle olduğunu umursarım. O andan itibaren benim için herkesten bir farkın kalmaz."