üç yıl önce dört küçük balkan devletine utanılacak bir kolaylıkla yenilen ordusu aylardır,çanakkale boğazını yedi düvelin en korkunç silahlarına karşı aslanlar gibi savunuyordu.
Anne aslanlar bazen yavrularının pratik yapması için önlerine bir av hayvanının yavrusunu koyarlar. Yavru av, tecrübesiz aslan yavrularından kaçmayı başarırsa anne aslan bir kez daha denemeleri için avı yakalayıp gerir getirir. Yavru uzun süre hırpalandığı için bu acımasız bir eğitimdir, ama yavru aslanlar için zorunludur. En nihayetinde de avcılık okulundan mezun olup gerçek bir ava katılmaları gerekir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
– Oğlum, dedi, şiir yoldan geçen herhangibirisine bir adres sorulur gibi okunmaz. Sesini yer yer titreteceksin, alçaltıp yükselteceksin. Heyecanlı yerlerde haykıracaksın. Kimi yerde tatlı bir fısıltıyla, kimi yerde aslanlar gibi kükreyerek okuyacaksın. Sonra, sol elini beline dayayıp, sağ yumruğunu ileriye, havaya doğru uzatacaksın. Mısraların sonlarında “hey”ler var ya, işte orda “hey” derken, hızla ayağını yere vuracaksın.
“Elmas taşlı yüzüğü babasının evinde mi taktıydı? Kim bilir yavrucağıma neler dedi, başının etini nasıl yedi, nasıl borçlara harçlara sokturdu da aldırdı. Biz de kadındık, bizim de kapılardan sığmaz, aslanlar gibi kocalarımız vardı. Ama biz hiçbir zaman erkeklerimizi borçlara sokturup kendimize yüzükler aldırmadık!”
Us ve bilgi için insanın başından daha iyi bir örnek biçim bulamazlardı, güç için aslanın vücudundan, her yerde hazır olmak için de kuş kanatlarından ...
Bu kanatlı insan başlı aslanlar anlamsız eserler, yalnızca hayal ürünleri değildi...
İster sahte hatıralar yerleştirip kurmaca ilişkiler organize ederek, ister özneler arası gerçeklikler yaratarak olsun, hikayeler sayesinde büyük ölçekli insan ağları kuruldu. Bu ağlar da dünyadaki güç dengelerini tamamen değiştirdi. Hikaye temelli ağlar homo sapiens’i tüm hayvanların en güçlüsü haline getirerek, onlara yalnızca aslanlar ya da mamutlar karşısında değil Neandertaller gibi diğer eski insan toplulukları karşısında da önemli bir üstünlük kazandırdı.
Hikaye anlatıcılığının ortaya çıkmasının ardından, sapiens grupları artık yalnız kalmak zorunda değildi. Gruplar saygı duydukları atalar, totem hayvanları ve koruyucu ruhlar hakkındaki hikayelerle birbirine bağlanıyordu. Hikayeleri ve özneler arası gerçeklikleri paylaşan gruplar birleşip kabileleri oluşturdu. Her kabile yüzlerce, hatta binlerce bireyi birbirine bağlayan bir ağ idi. yani kabile agi bir tür sigorta poliçesi gibi iş işliyordu . Riski çok sayıda insana yayarak en aza indiriyordu.