Din, dirençleri yenmek, yönetebilmek için bir başka araçtır; yöneteni ve yönetileni birbirine bağlayan ve yönetilenlerin buyruğa uymaktan kaçınmayı isteyen vicdanını, onda gizli ve içten olan yönetene açan ve teslim eden bağ olarak; eğer böyle soylu bir kökten gelen tek tek bireyler, yüksek ruhlulukta, daha bir içine çekilmiş, iç denetime, düşünceye ağırlık veren bir yaşama yöneliyor ve kendilerine en ince yönetim biçimini arıyorsa (seçilmiş müritler ve biraderler için), o zaman din daha kaba yönetimlerin belasından, gürültüden dinginlik, bütün politikasının zorunlu kirinden temizlik elde etme aracı olarak bile kullanılabilir.
Brahmanlar, örneğin, böyle anladılar: Bir dinsel örgüt yardımıyla kendilerini daha yüksek, krallık üstü görevlerle yüklü insanlar olarak uzakta ve dışta duyup tutarak, kendilerine halkın kralları olarak atanma gücünü verdiler. Bu arada din, bir parça yönlendirilmiş yol göstericilik ve fırsat verebilir de, kendini gelecekteki yönteme ve buyurmaya hazırlamak için; yani, şu yavaş yavaş yükselmekte olan, güçlü, mutlu evlenme gelenekleri aracılığıyla istemenin keyfi ve gücünün, kendine egemen olma isteminin sürekli büyüdüğü sınıflar ve toplumsal konumlar için: - daha yüksek ruhluluğa giden yolda yürümek, o büyük kendini yenme, susma, bir başına kalma duygusunu denetlemek için, dince yetesiye uyanıp cesaret alırlar; - eğer ırk, aşağılık halktaki köklerine egemen olmak isteyip gelecekteki yönetime ulaşmak için yukarıya doğru çabalıyorsa, çilecilik ve püritenlik kaçınılmazdır.
Sonunda, sıradan bir insana, büyük varolabilen insana, din durumuna ve ipine göre paha biçilmez doyumluluğu, kat kat ruh huzurunu, boyun eğmenin soysuzlaştırılışını; daha fazla eşleriyle paylaşsınlar diye bir parça mutluluk ve acıyı biraz nurlandırmayı ve güzelleştirmeyi, tüm