Dışardaki hayvanların bakışları domuzdan insana, sonra tekrar domuza yöneliyordu ama artık birini diğerinden ayırt etmeye imkan yoktu.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Cal'in yaptıkları aklına yeni mi geldi??? GitMaven'ısev
Cal ülkesine asla ihanet etmez, hiçbir şey için bunu yapmaz. Maven buna soğukkanlılıkla karşılık verdi: "Ona zorlanacağı bir seçim yaptıracağız." "Cal asla tacına ya da babanıza sırtını dönmez." "Ağabeyimi tanıyorum. Senin hayatın ve tacı arasında kalırsa ikimiz de neyi seçeceğini biliyoruz," diye karşılık verdi Maven. "Beni asla seçmeyecektir." Kaçamak öpücüğün hatırasıyla tenim Maven'ın bakışları altında yanıyordu. Beni Evangeline'den kurtaran Cal'di. Beni kaçmaktan ve kendime daha fazla acı çektirmekten kurtaran oydu. Mecburi hizmetten de beni o kurtarmıştı. Başkalarını korumaya çalışmakla o kadar meşguldüm ki Cal'in, beni kaç kere kurtardığını fark etmemiştim. Beni ne kadar sevdiğini... "Daima seni seçecek."
Maven ihanet edecek değil mi?·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ya bakışları?.. Gözlerime güneş doluyor sandım yüzüne bakınca."
Sayfa 186 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Birlikte," dedi. "Birlikte savaşırsak her günüm senin; yan yana olursak, arkanda değil yanında olursam..." Yakaran sesi öyle tanıdıktı ki, kabul etmem için yüzümde eriyen bakışla­rı... Kendimden biliyordum bu hisleri, bu çaresiz isteği. Ve hiç düşünmedim. "Daima." Eğilip dudaklarının üzerinde söyledim son söz­ leri. "Birlikte..."
Sayfa 488 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Hevesleri, beklentileri, erteledikleri, kursağında kalmış kelimeleri, kaçırılmış bakışları, gizledikleri, bitirilmemiş mektupları, susuşları ve istemsiz veda edişleriyle tamamlanmamış bir cümledir insan.
Tavsiye içinde hiciv :)
Squarzafichi'nin Petrarca'nın hayatıyla ilgili, bir çağdaşından, Joseph Brivius'dan naklen anlattığı anekdota inanabiliriz - Petrarca bir gün Visconti'nin sarayında iken ve bir sürü adam ve saray erkânı arasında, Galeazzo Visconti henüz bir çocuk olan ve daha sonra birinci Milano Dükü olacak oğlundan, orada hazır bulunanlardan en akıllı adamı bulup seçmesini ister. Çocuk kalabalığa bir süre bakıp her birini ayrı ayrı süzdükten sonra, kalabalığın hayran bakışları arasında, Petrarca'nın elinden tutup onu babasına götürür. Çünkü tabiat insanlar arasındaki bu seçkin kimseye asaletinin damgasını o kadar açık bir şekilde vurmuştur ki onu bir çocuk bile ayırt edebilir. Bu yüzden akıllı, basiretli yurttaşlarıma, eğer bir daha sıradan bir kimseyi büyük bir dâhi diye ilan etmek isterlerse, bunun için Hegel gibi, tabiatın, yüzüne en anlaşılır harflerle ve kolayca okunabilecek bir yazıyla "sıradan kimse" damgasını bastığı biraheneci kılıklı birisini seçmemelerini öneririm.
Sayfa 93