❝ Eski Türkiye'nin, ideolojisi yoktu. Eski Türkiye'nin, siyasi ilkeleri, teorileri, idealleri, felsefesi yoktu. Yönü, hedefi, pusulası, öngörüsü olmadığı gibi, liderliğinin entelektüel unsurları da yoktu. Eski Türkiye kültürü, duyguların egemenliği altındaydı. Başat duygu da korkuydu. Evet, korku! ❞
Alfa yayınları·Kitabı okudu
Rousseau marjinal ve güçsüz kesimle özdeşleşen radikal biriydi. Kendini önemsese de büyük bir özgüven eksikliği çekiyordu ve yaşadığı süre boyunca aşırı duyarsızlık sayılabilecek davranışlarda bulunmuştu (örneğin beş çocuğunu da karısının ailesi tarafından kötü yetiştirileceklerini iddia ederek yetimhaneye yollamıştı). Yine de nesiller boyunca okurların gözünde en büyük iyilik elçisi sayıldı. Bilhassa siyasi radikaller onu, Maximilien Robespierre’in deyişiyle, kendini “hemcinslerinin iyiliğine” adamasıyla her yerdeki insan severlere ilham veren bir “kutsal” filozof mertebesine çıkardılar. Rousseau Fransız Devrimi’nden on sene kadar önce ölmüştü ama devrimciler iyi bir toplum tasarısı için onun metinlerine başvurduğundan, devrimin patlak vermesi itibarını göklere çıkardı. Erdemlerine ve yüce gönüllülüğüne düzülen methiyeler adeta bir ilaha dönüşmesine yol açtı. Öte yandan, muhafazakârlar kendisini bir yandan evrensel sevgiyi öğütlerken diğer yandan ailesine ve dostlarına zulmeden laf cambazı bir ikiyüzlü olmakla suçluyordu. 1790’larm ortalarına gelindiğinde devrimci iyilikseverliğin başat ikonu haline gelmiş, “merhametli” felsefesi yüzünden eşit ölçüde sevilen ve nefret edilen birine dönüşmüştü.
Sayfa 41
Psikoloji
Reklam
Serves(Sevr),Türklere yaşama hakkını tanımayan bir barış antlaşmasıdır; aslında barış antlaşması da değil çokuluslu Osmanlı Devleti’nin başat yönetici üyesi olan bir ulus hakkında gerçek bir ölüm fermanıdır.
Sayfa 319·Kitabı okudu
Kadim kültürlerde tapınılan tanrılar az çok insan suretinde resmedilmesine rağmen Mısır tanrı ve tanrıçaları insan bedenli ve hayvan başlı varlıklar olarak tasvir edilmiştir.Başlangıçta yani henüz kent düzeyinde toplumsal bir yapı oluşmadan önce hayvanların gücü, hayvan sembolleri ve totemler ile ifade edilmiştir.Ancak toplumsal yapı geliştikçe sembolik etkilerinin artırılması için olsa gerek, hayvanlar antropomorfik görünümler kazanmaya başlamıştır. Bu nedenle insan bedenli ve hayvan başlı olarak tasvir edilen tanrısal figürler Mısır mitolojisinde önemli bir yer tutmuştur.Örneğin Mısır mitolojisinde aslan, öküz, koç, kurt, köpek, kedi, ibis, akbaba, şahin, su aygırı, timsah, kobra, yunus ve farklı balık türleri ile kurbağa, gübreböceği, çekirge ve diğer böceklere, ayrıca ağaçlara da kutsiyet atfedilmiştir.Ancak Amon, İsis ve Osiris gibi başat tanrısal unsurlar genellikle insan suretinde resmedilirken Seth ve Horus’un başları hayvan figürleriyle eşleştirilmiştir. Örneğin Seth kurt, eşek ya da köpekgiller ailesine benzer bir hayvan başı ile resmedilmiştir. Horus ise her daim şahin başıyla mitolojik resimlere işlenmiştir.
Tarih
Peygamberlik
Spinoza, önce Kutsal Kitabın başat temalarından olan peygamberlik ve peygamberler konusunu ele aldığını, bunun sonucunda peygamberlerin yalnızca "hayat biçimine ve gerçek erdeme ilişkin sorunlarda büyük bir ağırlığa sahip" olduğunu, geri kalan konularda fikirlerinin bizi pek de ilgilendirmemesi gerektiğini söyler.
○ ârifler ki letafet timsali ünsiyet ravzasında, Hakk'a aşina kulların huzur dolu bucağında, muhabbet ve saadetle müzeyyen aşıklar diyarında, emniyet ve huşu içre yaşarlar. Öyle ki onlar Allah'ı , Allah da onları anar. Onların gonülleri Rabblerinin aşkıyla yanar, Rabbleri de onları rahmet ve muhabbetiyle sarar. Hülasa Allah onlardan, onlar da Allah'tan razıdırlar. Yegâne sermayeleri fakriyet, başat hâlleri tevazu ve acziyettir. Allah, onlara cümle günahın devasını, hasta gönüllerin sefa ve şifasını ilham etmistir. Onlar ki Hakk Teâlâ’nın vahdaniyetine ışık tutan nur dolu kandiller, O'nun hikmet hazinelerinin anahtarı olan asalet timsali kimselerdir. İmamlarıysa mübarek bedeninden âlemlere ziya saçan, cemaliyle dolunayı dahi kıskandıran, kâinatın efendisi Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dır.
Reklam
Reklam