Eufemia' dan, her gündönümü ve ekinoksta anıların takas edildiği bu kentten dönerken seni bekleyen uzun yolculukta, devenin ya da geminin sallanışına karşı koyup uyumamak için insan kendi anılarını bir bir düşünmeye koyulduğunda, senin kurdun bir başka kurt, kız kardeşin değişik bir kız kardeş, savaşın başka savaşlar olacaktır.
“Dünyanın dikkatini gitgide daha fazla dağıtıyor olmamız beni endişelendiriyor.”
“Dikkat dağınıklığı benim için önemli, çünkü hayatta zamandan başka bir şeyimiz yok…Ama insanlar bir şekilde burada saatler kaybediyor.”
Mutlak boşlukta, kıyaslayacak hiçbir referans noktanız yoksa hareket edip etmediğinizi, hatta var olup olmadığınızı bile söyleyemezsiniz. Hareket ve konum, ancak bir başkasıyla kurulan ilişki üzerinden anlam kazanır. Bu durum, varoluşun en temelde "ilişkisel" olduğunu gösterir; tek başına ve yalıtılmış bir mutlaklık illüzyondur, her şey birbirine göre ve birbiriyle kıyaslandığı ölçüde tanımlanabilir.
Yani bu, başkalarının sözleri ya da hareketleri için ille de belirli bir karşılık vermeye gerek olmadığı anlamına gelmiyor muydu?
Çünkü sonuç olarak herkes birbirinden farklıydı.