7/10
·%81 (275/336 syf.)··
41 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:00
Huseyin rahmi okumaktan her zaman cok keyif almisimdir ama bu eserinde ilk defa digerlerine nazaran olaylar cabuk gelismiyor. Biraz fazla uzatilmis konu bence ve yazarin eglenceli nuktedan dilinden daha uzak sade, sakin bir dil var. Olaylar ancak 200.cu sayfadan sonra akmaya ve heyecanli hale gelmeye basladi. Yine de guzeldi. Okudugum icin mutluyum ama yazardan okudugum onceki kitaplari kadar keyifli gelmedi. Metres Hüseyin Rahmi Gürpınar
Edebiyat
MetresHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202547 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 59. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum Funda Uçuk Er @timasyayingrubu Kahvekokulukitaplar1 #kitapdostluğu01 "Geleni engelleyebilecek gücünün olmadığını ama gelrni nasıl karşılayacağına müdahil olabileceğini fark ettiğinde gücünü heybeye harcamazsın." Alıntı Zalimin kendini mütemadiyen haklı görme gibi bir alışkanlığı var. Öte yandan Allah öyle büyük ki zalimi mazluma muhtaç bırakıyor. Bu ne muazzam bir denge Ya Rabbi kimsenin hakkının kimsede kalmamasındaki muazzam terazi. Alıntı Herkese merhabalar Funda Uçuk Er in yeni serisinin ikinci kitabı "küllerimden doğarken" kitabının yorumuyla geldim. İlk kitabı "kocam bir narsist" kitabının yorumunu bir önceki postta paylaşmıştım. Şimdi gelelim ikinci kitaba. İlk kitap çok merak edilecek bir noktada son bulmuştu. Bu kitap da ordan başladı ama bunun sonu da öyle bir yerde bitti ki gel de sabırla bekle üçüncü kitabı Üstelik sabretmek konusunda bu kadar tahammülsüz ve tezcanlıyım olan benim de tozunu silkeleme şekli bu demek ki... Melal ve Sadberk narsist birer kocanın kurbanlarıydı. İkisinin eşi de farklı yolları seçerek farklı sonlara doğru koşmaya başlamıştı. Bu kitapta daha çok yıllarca susturulmaya çalışılan duygulara tanıklık ediyoruz. Tasavvuf bir tık daha yoğun. İbrahim hoca hepimizin iç sesinin susmayan sorularını yanıtlayan gönüllere rengarenk çiçek tohumları eken Derviş dedenin torunu adeta... Yine çom beğendim. Yine çok ders çıkardım. Yine şefkatle tokatlanarak silkelendim. Hemde öyle bir zamanda okudum ki bu iki kitabı arka arkaya....
Küllerimden Doğarken Küllerimden DoğarkenFunda Uçuk Er · Timaş Yayınları · 202613 okunma
Reklam
Sıkıldım
5/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:12
Her ne kadar anlatılan dönem ilgi çekici olsada kitabın 2.hikayeye geçmesiyle birlikte benim için etkisini yitirdi ve sıkıcı bir hal almaya başladı ne yazık ki. Bartol dan Alamut kalesini tek solukta okumuştum. Semerkant'ta da benzer hevesi kitabın başında biraz hissettim. Sonrası içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2026 101. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:16
Linç yerim yemem umrumda değil ama ben bu kitabı Sırların Sırrı ne yazık ki sevemedim. Evet, Dan Brown Langdon serisini zaten hiçbir zaman kısa ve hızlı akan kitaplar olarak yayımlamadı . Ancak bu kitap bana göre fazlasıyla uzatılmıştı. Seneler önce okuduğum diğer Langdon maceralarında Da Vinci Şifresi , Melekler ve Şeytanlar sayfalar akıp gitmiş , kitapları elimden bırakamamıştım . Bu kez aynı hissi hiç yakalayamadım. Özellikle uzun açıklamalar, tekrar eden fikirler ve sürekli ertelenen gizem duygusu bir noktadan sonra heyecanı azaltmaya başladı. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem ama benim için Dan Brown'ın eski kitaplarının yanına yaklaşamadı. Ayrıca inceleme diye komple Spoiler veren okurlar siz neyin kafasını yaşıyorsunuz yahu!?!!? Okumayı düşünen planlayan arkadaşlara önerim SAKIN BURDA YER ALAN İNCELEMELERE BAKMAYIN!!!
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,003 okunma
spoiler icerir !!
8/10
··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:06
Acıların Hükümdarı bitti ve bende bittim. Kitabın başından sonuna kadar karakter işleyişi o kadar güzeldi ki her güvendiğim kişide bende ihanete uğramış gibi hissettim. İlk başta çok beğenememiştim birinci kitaba kıyasla çünkü ben Irıthel’den devam edeceğini sanıyordum Euria’ya o yüzden sıcak bakmamıştım ama okudukca çok hoşuma gitmeye başladı, küçüklüğümden beri savaşçı prensesleri çok sevmişimdir bu yüzden tahminimden kısa bir sürede kalbimi çalmayı başardı. Kalbimi diğer çalan ise Nathan oldu. Kitabın başından sonuna kadar evlenmelerini çok istemiştim ve Fenrisle her yakınlaştığında Euria’ya çok sinirlendim ama kitap bir kez daha kimseye güvenmemek gerektiğini sert bir dille ifade etti bana. Güven demişken Kalisa karakterinden de bahsetmek istiyorum ona da ilk başta çok sinir olmuştum. Dediğim gibi Yağmur karakterleri öyle bir işlemiş ki Euria kime güvense ona güvendim, Kalisa Euria’yı kurtardığı zamanda da çok mutlu olmuştum sonunda demiştim Nathan’dan başka kızın yanında duran biri var diye düşünmüştüm ama Kalisa da güven duygumuzu herkese vermememiz gerektiğini gösterdi. Karakter gelişimi konusunda da harika bir kitaptı Euria’nın intikam ateşini okurken iliklerime kadar hissettim. Yan karakterlerin önemsiz olduğunu düşünenler içinse bu kitapta yan karakterler o kadar önemliydi ki özellikle Zedy, Nathan’in nasıl biri olduğu daha önceden bilinse Zedy yaşasa nasıl olurdu acaba diye düşünmeden de edemedim. Olay örgüsü çok güzel işlenmişti, ilk kitapta Irıthelde aşık oluyordu fakat aşk onu güçlendirmişti bu kitapta Euria aşık oluyor fakat aşk onu güçsüzleştiriyor savunmasızlaştırıyor. Çokça bunun gibi karşılaştırmalarda yaptım aklımda. İnsanın sevdikleri için neler yapabileceğini bu denli okumak ve okurken acaba bende yapar mıydım hissi uyandırmak da bence kolay
Acıların HükümdarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20251,903 okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024822 okunma
Reklam
Reklam