Erdemler, değerler ve mücadele gücü... Bunlar en zor zamanlarda bile bizi ayakta tutan görünmez iskeletimizdir. O iskelet çöktüğünde insan sadece maddi olarak değil, ruhen de yıkılır. Bu yüzden en zor koşullarda bile insanın kendine dönüp "Ben bugün ne yapabilirim?" diye sorması, hayata tutunmanın en gerçek ve en güçlü başlangıcıdır.
Sayfa 118·Kitabı okudu
يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، أَسْأَلُكَ أَنْ تُحْيِيَ قَلْبِي بِنُورِ مَعْرِفَتِكَ أَبَدًا يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ يَا اللَّهُ يَا بَدِيعَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ. Okunuşu: "Ya Hayyü yâ Kayyûmü yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm. Es'elüke en tuhyiye kalbî bi nûri ma'rifetike ebeden yâ Allâhü, yâ Allâhü, yâ Allâhü, yâ bedĩa's-semâvâti ve'l-arz. "204 Fazîleti: Bu duâyı sabah namazının sünneti ile farzı arasında en az üç defa okumaya devam eden kimseye son nefesinde îmânla gitmek nasip olur. Hakim et-Tirmizî Hazretleri demiştir ki: "Ben, rüyamda bin defa cemâl-i ilâhî ile müşerref oldum; "Ya Rabbi, îmânımı kaybetmekten korkuyorum' dedim. Allâhü Teâlâ da bana her gün sabah namazının sünneti ile farzı arasında bir defa (diğer bir rivâyete göre üç defa) “Yâ Hayyü yâ Kayyümü yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm...' duâsını okumamı emretti. "205
204 Manası: Ey Hay ve Kayyûm olan; ey celâl ve ikrâm sahibi olan (Allâhım)! Ey gökleri ve yeri eşi ve benzeri olmayan bir mükemmellikte yaratan (Allâhım)! Yâ Allâh, yâ Allâh, yâ Allâh!Kalbimi mârifet nûrunla ebediyyen ihyâ etmeni isterim. 205·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne o beni görsün, ne de ben onu Bu masmavi rüya sürsün böylece
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Şiir
“İlk görüşte kanım kaynadı” dedi heyecanla. “Öyle narin, öyle kırılgan, öyle güzel ki...” “Anlaşıldı” diye güldü Şaziye. “İyicene tutulmuşsun sen. Neyse... Anamın istediği de bu değil mi? Seni bir an önce baş göz etmek için deli oluyor. Söyle de gidip isteyelim, bitsin bu mesele. Kimin kızı bu gelin namzedi?” Kendi kendine konuşur gibi, “Adı Patricia” diye mırıldandı Tacettin. “Omorfia’nın kızı.” Yaz ortasında ansızın bastırıveren beklenmedik bir ayaz, önünde durulması imkânsız bir fırtınaydı ablasının bakışları. “Deli misin sen oğlum?” diye kükredi Şaziye. “Anam duysa parçalar seni. Ya babam? Yüreğine indireceksin koskoca Hacı Ali Bey’in. Aklını başına devşir! Duymamış olayım bu dediklerini. Ne sen söyledin, ne ben duydum!” Yanlış limana sığınmaya kalkmıştı galiba Tacettin. O güne kadar sakin, uysal, ılımlı tavırlarıyla gönlünün tahtına oturttuğu ablasının, “Omorfia’nın kızı” lafını duyar duymaz pamuklu, yumuşacık fistanının altından tırnaklarını çıkarıp bir anda aslan kesilivereceğini hiç aklına getirmemişti doğrusu.
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Ayrılmak için geçerli bir sebep…
Kış uykusuna yatan hayvanlardan olmadığımız için çok ca­nım sıkılıyor, ben ayrılmak istiyorum Osman.
Alıntı
Pul pullanmış yılandan Doğmuş gibi doğudan Bir çarpılış insandan Bir yamukluk melekten İnsanı kavrar yıkar Bir ses gibi denizden Bakıştır aslandan Kavrayıştır ormandan Soğuk bir gecenin Aydın yüzlü ayından Ne örnekler ne örnekler Ne sarkıtlar ne dikitler Ne suluklar ve sarnıçlar Getirdi bir şamanın Köpüklü evreninden Yine de bir dirilik Bulmadım bunlarda ben Alı kızılı gördüm onda ama Karayı ve sarıyı gördüm Görmedim onda eser Maviden beyazdan yeşilden Bu bilgiyle kurtuldum Onun düzenlerinden Çocukluğumda öğretmişti annem Aldanışı aşmayı Köprüden düşmemeyi Saçaklarda kolaylıkla gezmeyi Yılan zehrini Çatlamış dudaklarla emmeyi Soygunda soyulmamayı Uçaktan düşülse de ölmemeyi
Şiir