• 600 syf.
    ·5 günde·9/10
    İtiraf etmeliyim ki ilk üç kitap içerisindeki en iyi kitap buydu.
    Özellikle son 150 sayfayı resmen soluksuz okudum.
    Kitabı bitirdim ve ilk aklımdan geçen Monan ve Celanea kesinlikle iyi bir ikili olur ve lütfen bu ikisinin yolu bir yerlerde kesişsin tabi müttefik olarak :))
    İkinci aklıma gelen her kitapta bir erkek karakteri arkasında bırakıp giden Celanea.
    Ve Rowan konusunda haklıydınız :))
    En sonunda seriye aklı başında, ne yaptığını, ne istediğini bilen bir karaktere özellikle Celanea'ın sahip olması çok güzeldi:)
    Onun dışında açıkçası kitap özellikle ilk yarısı çok yavaş ilerledi.
    Hatta yine ilk 200 sayfasında süründüm diyebilirim.
    Hele o aralarda Chaol'a tahammül edemedim.
    Tabi bunda tarafını bir türlü seçmemesi önemli bir roldü.
    Şahsen Rowan'ı daha fazla okumayı isterdim. Çünkü Celanea ile gerçekten iyi bir ikili oldular. Sadece arkadaş olsalar bile razıyım :)
    Ama kitapta her bölümde başka karaktere atlanınca gözlerim çok aradı bu ikilinin bölümlerini.
    Bir de ben seriyi 5 kitap sanıyorum:(
    Bende ilk üç kitap mevcuttu, diğer gün iki kitabı da sipariş ettim mutlu mesut. Dedim seriyi noktalayacağım güzel güzel bekleme derdi olmadan.
    Sonra dün gece kitabı bitirdikten sonra buraya girdim bir sonraki kitapla ilgili kim ne yazmış karıştırayım biraz derken :D
    Sonra seri listesine girdiğimde 6yı gördüm 7yi gördüm, yıkıldım :((
    Umarım dex bu kitaplar için çok bekletmez.
    Bir de kitapların birine 33 diğerine 34 lira verdim bir de indirimli hali, içim kan ağlıyor resmen şuan.
    Ve dex, bu kitapları çıkarmadan son okuma falan yapmıyor. Bu kitabı bitirdikten sonra bir daha emin oldum bu konuda.
  • 128 syf.
    ·Puan vermedi
    Hasan Nail Canat'ın anısı bende o kadar çok ki, keza bu kitabın da...
    İlkokul 3. sınıfta babam artık derece atladığım için (ne büyük derece ama =) 1. sınıf ve 2. sınıf için olan incecik bol resimli kitaplar yerine o zaman pek fazla okunan Hasan Nail Canat'ın, dört kitabını almıştı:
    Gül Yarası
    Kırımlı Murat Destanı
    Yasemen
    Bir Küçük Osmancık Vardı

    Tabi bu tür kitaplardan sonra artık günde 2-3 kitap bitirememeye başladım :D Artık 2 günde bir bitiyordum :)) Tabi o zmanlar telefon, tablet hak getire... Şimdikiler gibi babaannemin tabiriyle "Küçük deccal" değildik :D En büyük eğlencemiz seksek, beş taş, akşamları komşu çocuklarla toplanıp saklambaç oynamak... Kasabada büyüdüm, 3 katlı bina yoktu bizim mahallede :)

    Neyse velhasıl kelam ben bu kitapları çok sevdim. Yazarın diğer kitaplarını da kütüphaneden okudum. Bir keresinde tenefüste Yasemen'i okurken - (yani ne salakmışım, git ip falan atla, arkadaşlarınla oyna, tenefüsünü yap değil mi neden kitap okuyorsun? Çok kendi halinde, gereksiz akıllı bi çocuktum) - öğretmenler de bahçeye dizilmiş çay içiyor. Ben de merdivenlerden inerken bile kitap okuyorum, bak hele bak, heheeyytt :D
    Neyse, bir üst sınıfın, yani 4'lerin öğretmeni benim dalgın dalgın yürüyüp kitap okuduğumu fark etmiş, "Yasemiinnn " diye seslendi, tabi yanındaki öğretmenler de güldü. Ben de hiç istifimi bozmadan "Yasemin değil o bi kere, Yasemen!" dedim =D :D Tabi yıkıldılar bizim öğretmenler, sonra öğretmen beni yanına çağırdı. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Bir şey mi sordu, bir şey mi dedi hiç aklıma gelmiyor. Bu da böyle bir anımdır.
  • ''Ben gördüğüm şeyim, diğerlerinin bende gördüğü şey değil, kendi gördüğüm şeyim. Çok uzak hissediyorum kendimi. Belki bu yüzden sözcüklerle size çok yaklaşamıyorum. Çünkü sözcüklerimle kendime çok yaklaşamıyorum.''
  • Buyur ...Yol senin ... Ölümden git, ardın sıra meyilliyim.
    En çok kendime dürüstüm bilirsin, yalancınım işte . Özledim, altını çiz! Adın mahrem kılınmış madem, bu ‘na’ faslı nerden düştü hecenin sol yanına . Kutsa , ömür helaldir sana. Tut, canım çıkar, tut can çık/ar, bir can kaça çıkar ? Toplasak, çift dil yanığı bir yar(a) ederdi ama, kan tutar beni’, tut , kanar!
    Altı üstü hayat işte, bu nasıl keşişleme,
    Ölmek dediğin, ödünç bir soluğu iade değil de ne? Ve yaşamak; ölüme kaçamak, ölümcül kaçak! İblisin kitabetince karma, oysa asıl dersiz topsuz olan yaşanamamışlıkta… Neden bu kadar zor , üç günü günün sahibine hibe? Künyede kul iken, ne bu kendimizi hiçlikten ziyade bilme. Seni senden ibaret bilme, senden ötede bir ben, benden öte bir bilen’i bil önce. Sonra gel, maksudumu dinle!
    Dağıldık yine, topla hüznümü, ayrılık işkillenmesin!



    Kilitli kapı... Sesim yetişmiyor paslı sürgüye , emredişlerimi pervasızca eşik altından aşırıyor aşk! Önce beni düş, önce ben bir düş(üş)! Ve ahirinde sen, kaç yüz görümlüksün uykudan firari sızdığımız helum gecede? Ey gözleri gönül urbasında unutulmuş huri ziyneti, eğil biraz yamacıma, - bitme diyorum sana.. dilime gömdüm seni..
    Tutunduğum dalın hürmetine, inzivada sabr soluyan bikrlerin sahibine , kuşları yuvalarında rızıklandırana andolsun ki, içimde çıkarsız bir araf’sın. O’ndan geri benden öte… Sen hangi kıssadan düştün hisseme, nar’ı bilir misin? Öyleyse aminle aşkı, geç benden ’, aşka maşuku kurban eylemek için çok geç! İddetini bekliyor yalnızlık, nafakamı kesti vehleten. Senin yoksuluna dünya loş bir kuyu ’, boş bir kuytu. Anneli ağlayışlarımdan geçeli yıl üstüne yol oldu.
    Bana annem gibi bakma ’, korkuyorum, sahibim hak koyacak araya! Ey son nefeste gözlerime işveli perde olan nefs billuru!
    Ey mekruh ibadetin şaibeli ecri !
    Günde beş vakit çağırırken huzura Halîk , ne haddine ki her nefeste üç kez sesliyorsun kapına. Estağfurullah , kulluktan aciz olan sana kul olmayı nasıl becersin? Hadi beni yar/at! Parçala şiltesini gözlerimin! Mumla değil, parmaklarımı avucunla hırpala! Yap/boz , toplama benliğimin kimyasını. Seni sana kur, seni bende kuruntula. Ayıkla aşka çalan yanlarımı, kurtlandı yasak elma. Gözümü diktim’, yeter ki bekleyenim ol Arafat ta.
    Seni sevecek kadar şeytana uydum! Şeytana uyma , s/al beni kıyına.
    Ahh ne yanından tutsam adının , felahıma mai aşksın ! Sen , işraka doğ(rul)muş en katmerli günahsın! Bil ki, mesti hayranınım nar-ı ayazda! Yandım ve yandım! Ya sen ’, ya ; illa sen! Ey şifa marazlı ahsen! Özlemek, çıldırmanın önsözü, en d/okunulası mahfî saifesiyse ölüm kitabetinin, ısla parmağını aşk/la, çevir ömrün dalını ! Böylesi iğfal ah ne arsızca! Oku beni hatmet , ruhuna bağışla ! Tozumu al, üfle cürmüme sesini..
    Yaşamak için gerektin sen... Peki ya şimdi vuslatın gerdeğinde , ölüme peçe indirmekte neyin nesi ?
    Andolsun ki, sen ölümce güzelliksin..


    Aşka nikahının mihri ölümse, ve ölüm senden öte güzellikse, son talak aşkta!

    ( adın yoksa, adımın ne hükmü var hayata..........)
  • Arkadaşlar birşey danışıcam online olarak kitap siparişi vermeyi düşünüyorum sizce hangisi iyi " bende d&r .bkm ve kitapyurdu var "