• 136 syf.
    ·Beğendi·8/10
    @okudumbitti️ #kitapyorum
    #fillerölümeyalnızgider ️ 134 Sayfa

    "Zaman akıp gidiyor ve kader, bizim gibi çöp adamların peşine takılıp kendi ağlarını örüyor. Tıpkı o çok sevdiğimiz Şair Pessoa'nın dediği gibi: "Zamanların akışını geçiyorum" ya da benden geçiyor zaman, belki de ben vazgeçiyorum. Devam ediyor şair; sessizlikle geçiyorum, şekilsiz dünyalar yanımdan akıp gidiyor." Tutamıyorum elimde olanı, sahibim diyebileceğim her neyim varsa benden gidiyor. Buna sürüklenmek diyebilirsin sevgili dostum. İnsanın en büyük düşmanı kendisiymiş anladım. En büyük kötülük ancak benden gelebilirmiş."
    .
    Herkese Merhaba
    Bugün sizlere harika bir hikâye kitabı bırakıyorum. İçinde birbirinden güzel yirmi hikâyenin bulunduğu ve hikâyeyi okurken mutlaka kendinizden bir parça birşeyler bulacağınız tadı damağımda kalan bir eser oldu. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve içtenlikle söylüyorum ki ben bayıldım. Her hikâyede farklı kesimlerden karakter kullanması da çok ince düşünülmüş. Her bir karakterin anılarını ve yolculuğunu okurken yazarın bize verdiği mesajı anlamak da zor değildi.
    Aşık olmanın, sevmenin ve kendimize değer vermenin kısa ve öz bir nitelikte biz okuyucusuna sade ve güzel bir dille aşılamayı çok güzel başarmış. Ben çok severek okudum ve bu tür kitaplar okumayı seven arkadaşlarıma içtenlikle tavsiye ediyorum. OKUYUN efendim...

    #kitaptanalıntılar
    ️"Denizin sesiyle uyumanın ne demek olduğunu bilir misin? İnsana olmadık bir huzur veriyor."
    ️"Ömür de yollarda biter. Şu dünyada her şey gelip geçer. Heves dediğinde bir yere kadardır. Bekletme artık beni. Ne olur gel."
    ️"- Keşke kuş olsaydık
    - Niye kuş olalım?
    - En azından gökyüzü temel tutmuyor.
    Ne sırrı var ne de hududu."

    Sevgi, sağlık ve kitapla kalın canlar. Unutmayalım ki her kitap bir yaşamdır.
  • BABAM'ın işden geliş saatlerini tahmin edebildiğim için ve eve geleceği tek yol olduğu için babam ı yolda karşılamaya başlamıştım
    Hani satıldıktan sonra  parası bana gelecek olan çiviler var ya  derdim o olmaya başladı çünkü artık dönüşü olmayan bir yola girmiştim .
    Babamı yollarda karşılıyorum gözlerinin içine bakıyorum çiviler satıldımı ne oldu diye oda sanırım tahmin ediyordu. Malzeme almaya gitmedik derdi  elime para sıkıştırırdı mahalle bakkalından birşeyler alayım diye
    Ama ben parayı harcamayıp  biriktirmeyi tercih etmiştim
    Bir hafta on gün felan geçmişti artık ümidim kalmadı desem yeridir
    Öyle mahalle meydanında arkadaşlarımla komşunun bahçesine dadanmışız muşmula (yeni dünya ) doldurmuş herkes cebine yeşil ekşi ekşi onları ağzımızı gözümüzü buruşturarak yiyoruz kimiside üzüm koparmış  salkım küçük yeşil üzüm tanecikleri dolu ergenleşmemiş onlarda ekşi 

    Babamı gördüm  beni yanına çağırdı elindeki poşeti vererek al oğlum poşeti eve götür iş elbiselerim var buda senin çivilerin parası dedi 

    Beni hemen bir heyecan kapladı babamın bacaklarına sarılıyorum sevinçden

    Babam kahveye gidiyorum dedi bende parayı elimde sıkı sıkı tutmuş bir elimde  babamın iş elbiseleri olan poşet tavşan gibi hoplaya zıplaya gidiyorum eve doğru ağzımın içinde muşmula 🤪 aynı emojideki gibi bir haldeyim

    Bi sürü param olmuştu  bisiklet alacaktım ama kimsenin bisiklet alacağımdan haberi yoktu

    Ama tahmin edebiliyordum bu kadar para yetmezdi o gıcır gıcır bisikleti almaya
    Kendi kendime diyordum olsun  daha çok para biriktiririm
    Bayramlarda el öptüğüm de verilen harçlıklarıda biriktiririm diye programlama yapıyordum kendime

    Sokaklarda kan ter içinde plastik top koştururken ayağımızda terlikler le bir hurdacı ilişti gözüme  komşulardan biri yolda bulmuş çağırmış eski kullanılmayan metal barındıran eşyaları satıyor hurdacıya

    Hurdacının arabasında bir bisiklet vardı MAVİ PİNOKYO MODEL DENİLEN BİR BİSİKLET
    Amca bisiklet satılık mı satılık yeğenim  kaça olur 250.000 off çok para benim hepi topu 65.000 liram var
    Ama bisikleti almam lazım
    Amca sen bunu Demir parasına almadın mı aldım
    E bana niye çok para diosun
    80.000 e ben aldım dedi
    Amca bak lastiği patlak
    Amca bak fren pabuçları çürümüş derken
    Hurdacı amcanın bana attığı tezgah ı ben ona atmaya başlamıştım .
    45.000 param var verirsen ver vermezsen babam bana gıcır gıcırını alır demiştim

    45.000 olmaz 50.000 olsun dedi
    Tamam şurdaki eve doğru gel ben parayı getireyim dedim koşa koşa eve gidiyorum
    Verdim hurdacı amcaya bisikleti indirdi arabadan arkadaşlarımda yanımızda  gülüyorlar
    Hahaha patlak teker
    Hahaha bak burasının boyası çizik
    Hahaha zinciri kopuk

    Ne yapa bilirdim ki olsun demekden başka

    Bisikleti arkadaşlarımla kucaklayıp güvercinleri koyduğumuz depoya götürüp koyduk aileden kimsenin haberi yok
    Bisikletin binilecek bir halide yok garip olanı

    Bir iki gün gittim geldim bisikleti sevdim

    Ama içimde gidiyor binmek için binemiyorum

    Baktım bisikletin nereleri yapılması gerekiyor diye
    Ezberledim eksikleri gittim yedek parça satan yere
    abi şu varmı var
    Abi bu varmı var
    Fren pabucu  oda var
    Zincir kopuk o nasıl olacak dedim
    Parça var onla yaparsınız dedi
    Kaça olur hepsi hesapladı  ama paramda eksik vardı
    4000 lira kadar diye hatırlıyorum ama emin değilim emin olduğum şey paramın eksik olmasıydı .

    Abi borcum olsa ?
    Gelir öderim daha gelip süs korna alacağım
    Ama şimdi okadar param yok
    Al bakalım bunları
    İstediğin süsleride al korna benden hediye
    Ama borcunu unutma bak bozuşuruz
    Tamam abi söz gelip ödeyeceğim  diyerek poşeti aldım korna elimde vikkk viviiik öttüre öttüre eve gidiyorum .....

    10.BÖLÜM KÜÇÜK ÇOCUKDAN BÜYÜK İŞLER  OLARAK DEVAM EDECEK
    SAYGILARIM İLE KENDİNİZE VE ÇEVRENŞZE GÜZEL BAKIN 🙏🏻
  • neden ağladığımı bilmiyorum, diyorsun
    çünkü birşeyler değişiyor içinde
    kendini ikna etmiyor düştüğün boşluk
    bildiklerin başkalaşıyor gözlerinin önünde
    yabancılığı öğreniyorsun

    gece söndürür hayalet olmaya yetmeyenlerin ışığını
    güçlü olmaya benden daha çok ihtiyacın var
    çünkü haksız olduğunu
    kalbinin bir yerinde biliyorsun
    gündüzün kepenklerinde duyduğun güven
    çelimsiz gölgelerin fısıldadığı
    küçük sırlarla büyüyorsun

    zamanın ve
    aynanın önüne bırakılmış
    kısa bir mektup bu
    belki çok sonra anlayacaksın içindekileri

    ama şimdi okuyorsun
    Murathan Mungan
    Sayfa 47 - Metis Yayınları
  • Benden birşeyler bulamadıysa sende, inanmam doktorun doktorluğuna. Kim bilir belki de benim ciğerimdeki yarayı görmüştür sende..
  • Kalıbına göre bol gelen bir sevda giydirdim sana, ve sen içinde kayboldun. Bu yüzden sana bakınca sadece kendimden verdiklerimi gördüm sende. Ben omuz verdikçe ve hep benden birşeyler eksildikçe yürüdü bu ilişki. Sana bu rahatlığı ben alıştırdım. Ve sen sevmekte hep bencil davranan taraf oldun. Ve sonunda şunu anladım ki; Bir ilişkide her iki taraf da işçi olmadıkça, birisi mutlaka patronluğa soyunuyor, ve ilk fırsatta diğerini kapı önüne koyuyor.
  • Bir akşamüstü okuldan döndüğünde, hizmetçileri bütün eşyalarını toplarken görür Bruno. Babasının görevi nedeniyle aniden Berlinden ayrılmaları gerektiğini öğrenir. Berlindeki evlerinin tam tersi olan yeni evde, yeni şehirde mutlu olmadığını, olamayacağını biliyordu. Penceresinden baktığında mavi çizgili pijamalı insanlar gördü.. Bir gün keşif için evden çıkan Bruno tel örgünün diğer tarafında mavi çizgili pijamalı bir çocuk görür ve arkadaş olurlar.. Her gün Shmuel i ziyarete gider ve yanında yiyecek birşeyler götürür.. Çok güzel bir arkadaşlıkları başlar.. Bruno 'nun ablası, annesi ile Berlin' e dönecekleri haberi onu mutlu etmez ve buradaki tek arkadaşını görmeye gider.. Ertesi gün hem arkadaşının babasını bulmak hem de onun yaşadığı yeri görmek için tel örgünün diğer tarafına geçerek dikkat çekmemek için mavi çizgili pijamayı giyer.. Askerler bir toplama alanında herkesi toplar ve Bruno'da oradadır. Bir daha da ailesi ondan haber alamaz.. Ben kitabı çok severek okudum fakat, Hitler ve onun acımasız askerlerinin bu insanları köle olarak kullanıp çalıştırmasına çok sinirlenip çok üzüldüm..
    .
    .
    Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de okuması gereken bir kitap.. Eğer sen de henüz okumadıysan hemen listeye al ve geciktirme derim, benden tavsiye
  • Zaman eksiltir insanı, her geçen gün, ömründen çala çala
    Geçende oturup düşündüm, ne kadar kaldığımı, azala azala

    Sonra çıkıp yürüdüm, içki de istemedi, her nasılsa canım
    Tesbih gibi çekip geçmiş yılları, yüreğim darala darala

    Bu dünya bâkidir ve herkesten, elbette birşeyler kalır
    Kanayan bir sevda kalacak, delik deşik, benden kala kala

    Ben sizleri içinizdeki, o bilmediğiniz, yüzünüzle sevdim
    Usandım yıllar boyu durmadan, kuyulara bakraç sala sala

    Yetti artık Altıok Metin, sürdüğün bu pıtraklı zor ömür
    Tuzak ol bir ölüme, denizler gibi, var git çoğala çoğala