Sonra günün birinde aniden şunu fark ediyor:
Aaa, :1ayatım boyunca tiksindiğim insan benmişim!
Velhasıl bir ömre birden fazla yaşam, bir yaşama birden fazla kadın, bir kadına birden fazla yalan sığdırdım.
Sararan yaprağın zehri benmişim.
Ve meğer buzulun orijini.
Düz yolları, yokuşları, ışıklı şehirleri...
Ne çok isimle çağırdım, ne çok şeyi!
İnceciğim.
Kırığım.
Anla...
Bu yüksekten bir düzlüğe indir beni.
“Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için,
Bu acımasız ölü anne sesini
… artık bütün üzgün oluşlarımın adı: anne!
İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim, biri mutsuz
…
Ben ölürsem mutsuza iyi bak!
Seni sevince kıpırdayan her şiiri
Kahverengi bir çaydanlık da saklıyorum…
Kayboluşumun beşiğini sallıyorum bu akşam
Büyüyor yavaş yavaş
Didem Madak
“İnsan ağır örtüleri kaldırıp altındakine bakma cesareti bulduğunda, bir tek kendini bu kadar yakından görebiliyor. Sonra günün birinde aniden şunu fark ediyor: Aaa, hayatım boyunca tiksindiğim insan benmişim!”
REİS BEY - Zorla istenir, alınır mı merhamet? Aldıkları merhamet mi olur? Gidi, merhamet dâvası!.. Sana da mı acımıyorlar? Sen de mi bana acımıyorsun? (Durak) Demek sebep benmişim?
KAATİL - Gidelim baba, biz onlara acıyalım!
REİS BEY - Haydi oğlum, gidelim!...