Bugün, Kitabı Mukaddes'in bu bölümüyle Sümer aşk şarkılarının, biçem, tema, motif, hatta deyimlerine varana kadar pek çok benzerlikler taşıdıgı açıkça görülmektedir.
İyi bilirim ki, nitelikli çamaşır zevki insanın ayaklarının ille de kirli olmasını gerektirmez. Biçem de, poplin kumaş gibi, mayasılı gizler çoğu zaman.
“Bu insana inanılmaz görünür. Ama gerçek sanatçı budur. Yarattığı şey kendi yaşamından önce gelir. Giderek, deneme bir biçem demektir. Biçem, yani üslup yoksa, denemede yoktur. Üslubun tanımı da şudur: Yazarak ölmek.
1960'lı yıllarda düşük bütçeli
İtalyan western (kovboy) filmleri (bu filmler konusunda küçümseyici bir terim olarak spaghetti western sözcüğü kullanılır) tümüyle Amerikan western filmlerine öykünürler (bu türden filmlerin doğasında taklit bulunmaktadır). Söz konusu filmler kimi ayrımlara, kendilerine özgü bir dil yaratmalarına karşın, içerik, izlek, biçem bakımından Hollywood filmleriyle oldukça benzeşirler.
İslamın ilk yüzyılında felsefe, matematik, astronomi ve hekimlik dallarında çıkan kitapların sayısız olduğunu söylerdi. O zamanlarda şiir kitaplarının da gerek biçem, gerekse içerik bakımından yenilikçi, sayı ve nitelik bakımından çok daha üstün olduklarını anlatırdı.
Endülüs'te kültürel etkinlikler çoktu; bu etkinliklerin ürünleri olan kitapların sabırla yapılan kopyaları Çin'den Uzak Batí'ya dek öğrenim görmüş kişilerin ellerinden düşmüyordu.Sonra insanların ruhsuzlaştığı, kalemlerin kuruduğu dönem geldi. İnsanlar kendilerini Frenklerin düşüncelerine ve geleneklerine karşı korumak için Gelenek'i bir kale yapıp kendilerini bu kaleye kapattılar. Granada artık yalnızca yetenekten yoksun, korkak taklitçiler yetiştiriyordu.
…
Müslümanlar, suskunluk, korku ve tekdüzeliğin ruhlarını karartmasından ötürü güçlerini yitirmişlerdir," diyordu.