❝ Olur hattâ benim kalb-i alîlim, benim hissim, benim şi'rim —emînim— senin nûrunla bîhûş-i tesellî...❞
Sayfa 27 - ♡⸝⸝
Âgûş-i vuslatımda mehlika lerzân iken Câvidanî bir hayatı sığdırırken âna Bîhûş nigerân olurken kar gibi gerdâna Havl-i ulviyette ruhum vâlih ü hayran iken Yalnız sensin , sen ! Vuslat Kucağımda bir ay yüzlü titrerken Ebedi bir hayata sığdırırken bir âna Kendimden geçmiş, bakarken kar gibi gerdana Yüceliğin etrafında ruhum şaşkın, hayranken Yalnız Sensin, sen!
Şiir
O anda havf u hafâdan hayat olup medhûş Derin düşünceye daldım. Ne varsa hep bihûş! Sada, o samt ile ebkem.. Şeb-i adem câmid! Harâbeler mütefekkir.. Minâreler sâcid!..
Sayfa 210·Kitabı okudu
Mesnevi’nin ilk 18 Beyti
بشنو اين نى چون حكايت مى‏كند از جدايى‏ها شكايت مى‏كند Bişnev in ney çün hikâyet mîküned Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, ayrılıklardan nasıl şikâyet eder. كز نيستان تا مرا ببريده‏اند در نفيرم مرد و زن ناليده‏اند Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir. سينه خواهم شرحه شرحه از فراق تا بگويم شرح درد اشتياق‏ Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk İştiyâk derdini şerhedebilmem için, ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim. هر كسى كاو دور ماند از اصل خويش باز جويد روزگار وصل خويش
Alıntı
Ey vahdet! Bahr-i bîpâyan! Sensin mevce-zen Kesret-i emvâc içinde rûnüma sensin yine Bin isim, yüz bin çeşit vermişsen de kendine Her ne dense, asuman, eflâk, ervâh, beden Yalnız sensin, sen! Dikkat ve imanla baksa çeşm-i insan âleme Asumana, kubbe-yi minâya, mihr-i envere Âlem-i bâlâya, arşa, bir de bu esfel yere Dûrbîn-i marifetle baksa vech-i âdeme Yalnız sensin, sen! Sünbül ü reyhanda da, şevke ve gîlânda da Dilhıraş feryadı arslanın, nevâsı bülbülün Gonçe-yi şevkbahşı, bûy-i ruhnüvâzı bir gülün Zerre-yi câmidde de en ufak hayvanda da Yalnız sensin, sen! Cümle havâssımda, kalpte, akl u vicdânımda Sevk-i aşkla mest ü bîhûş kaldığım demlerde Hasret ü firkatle sûzan bîkarâr cânımda Yalnız sensin, sen! Âğûş-ı vuslatımda mehlika lerzân iken Câvidanî bir hayatı sığdırırken âna Bîhuş nigerân olurken kar gibi gerdâna Havl-i ulviyyette ruhum vâlih-ü hayran iken Yalnız sensin, sen! *** Ey birlik! Engin deniz! Sensin dalgalanan Dalgaların yoğunluğu içinde yüzünü gösteren sensin, sen Bin isim, yüz bin çeşit vermişsen de kendine Her ne dense, asuman, eflak, ruhlar, beden Yalnız sensin, sen! Dikkat ve imanla baksa insan gözü âleme Gökyüzüne, mine renkli kubbeye, parlak güneşe Yüce âleme, arşa, bir de bu en aşağıdaki yere Marifet dürbünüyle baksa insanın yüzüne Yalnız sensin, sen!
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İlâhi! Gördüğüm âlem mi insâniyetin mehdi? Bütün umrânı târîhin bu çöllerden mi yükseldi? Şu zâirsiz bucaklar mıydı vahdâniyetin yurdu? Bu kumlardan mı, Allah’ım, nebîler fışkırıp durdu? Henüz tek berk-ı îman çakmadan cevvinde dünyânın, Bu göklerden mi, yâ Rab, coştu, sağnak sağnak, edyânın? Serendip’ler şu sahiller mi, Cûdî’ler bu dağlar mı? Bu iklîmin mi İbrahim’e yol gösterdi ecrâmı? Haremler, Beyt-i Makdisler bu topraktan mı yoğruldu? Bu vâdiler mi dem tuttukça bîhûş etti Dâvûd’u? Hirâ’lar, Tûr-ı Sînâ’lar bu âfâkın mı şehkârı? Bu taşlardan mı, yer yer, taştı Rûh-ullah’ın esrârı?
Sayfa 11·Kitabı okudu
Şiir