“Benim adım İnce Memed,” dedi birden. Tok, meydan okuyan bir sesle. “Beni bilebildin mi?”
Ali Safa Beyin elindeki gazete düştü, yatakta yarı doğrulmuş öyle kalakaldı. Yüzü apak oldu, gözlerinin karası bile aka kesti. Dudakları titredi. Ağzını birkaç kez açtı açtı kapadı, sesi çıkmadı.
Memed elindeki filintasını ona doğrulttu, üç el ateş etti. Kurşunların yelinden odadaki lamba söndü. Hemen o anda konağın içinde bir kıyamettir koptu. Memed ağır ağır merdivenleri indi, Alinin elindeki atını aldı, atladı doludizgin kasabayı çıktı.