Bazen de biten bir ilişkinin arkasından, tüm erkekleri ya da tüm kadınları suçlamak öfkeye işarettir. Birisiyle yaşadığın bir sorunun acısını sonrakilerden çıkarmaya çalışmak, onların da senden uzaklaşmasına neden olacaktır Ve seni aynı döngüyü hapsedecektir. Öfke konusunda şuna dikkat etmelisin, yaşanılanlar yaşanıldığı yere ve zamana aittir. Birisi seni aldattıysa o aldatmıştır tüm erkekler ya da kadınlar değil.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat hiç kimsenin yazmasını istemez. Hayat herkesin yataktan sabahları kalktığı, kravat ve takım elbise giydiği, dokuzda başlayıp beşte biten bir işe gittiği, akşam televizyon karşısında karpuz çekirdekleri ayıkladığı ve böyle mutlu olduğuna inandığı bir yaşam sürmesini ister. Bireyin kendisini yatay akıntıya bırakarak yaşayıp gitmesi son derece kolay, rahattır ve yaşamını salt yatay boyutla çevrili bir düzende sürdüren çok sayıda insan vardır. Buna rağmen, kişi ayırdında olsa da olmasa da insan varlığının dikey boyutu insanı sürekli kendisiyle ilgilenmeye çağırır ve insanın içindeki dikey enerji potansiyeli, üstü tamamen örtülü olsa bile açığa çıkmak üzere bekler, eyleme kavuşamadıkları müddetçe kişiyi bu örtük varlıklarıyla rahatsız etmeye devam eder.
“Kelimelerin kifayet etmeyeceğini bile bile söze girmek kadar elem verici ne olabilir? İnsan sonu kötü biten bir hikayeyi anlatmaya nereden başlayacağını bilemiyor. İçimdeki hararetli sıkıntıyı giderecek serin sözler peşindeyim. Hangi kelimeden medet umduysam bir jilet gibi boğazımı, dilimi paramparça etti. Ne söylesem bir yanıyla yarım kalacak, biliyorum. Kendini anlatmak diye bir hurafe var, işimize geldiği için körü körüne inanıyoruz. Bu dünyada kim kime kendini anlatabilmiş ki?”