Dünya imtihanında çeldirici şıklar aklımızı ve gönlümüzü çeliyor. Yanlışlar yaygınlaştıkça, kötülük zihnimizde aklanıyor. Aklama operasyonunda da en çok "Bu Devirde" ile başlayan cümleler kullanılıyor. Hâlbuki dünya tarihinde her şey değişiyor ama hakikat değişmiyor. Newton'dan önce de taşı havaya attığımızda yere düşüyordu. Niçin ve nasıl düştüğünü bulmak hakikati değiştirmedi.
Lakin bilmem, dedi. Böyle bir karışık devirde, memleketin ne olacağı, bizim ne olacağımız daha hiç belli değilken; bu kargaşalığın, bu tereddüdün, bu telaş ve üzüntünün içinde bir aile kurmaya kalkışmak...
Kravatlı adamlar oturdukları maroken koltuklarda düşünüyor: En kolay ne feda edilir bu ülkede? Ve yerlerinden kalkmadan cevaplıyor: Yirmi yaşında çocuklarımız var bizim. Her zaman her devirde ölmekle vazifeli yoksul çocuklarımız. Ne vakit sıkışsa başımız, kumbara gibi kırıp bozdururuz canlarını. Yaşasın kahramanlarımız.
Biz savaşa ancak vatanı düştüğü uçurumdan kurtarabiliriz kanaatiyle girdik. Bu kanaatin leh ve aleyhinde ileri sürülmüş yorumlar çoktur. Bir türlü meteselli olmadığım bir diğer hatamız da Meşrutiyet ismini verdiğimiz bir devirde bizimle aynı fikirde olmayan vatanperverlerin, ayrı bir fırka kurmalarına mani oluşumuzdur.