Uzun süre uyumaya çalıştı, sonunda uyuyabildi. Gene bir düş gördü, ama çok bayağı, iğrenç bir düştü bu. “Tanrım, yardım et: Bir dakikacık olsun, yalnızca bir dakikacık olsun göster bana onun yüzünü” Sabah olunca gene akşamı beklemeye başladı, gene uykuya daldı, bu kez düşünde aynı anda hem memur, hem de fagotçu olan bir adam gördü... Oh, bu kadarına dayanamazdı artık! Sonunda gördü onu! Küçücük başını, bukle bukle saçlarını... Bakıyordu ona... Ama ne kadar kısa sürmüştü bakışı!.. Arkasından gene bir sis bulutu, gene saçma sapan başka bir düş...