Burcu

Burcu
okuduklarımı unutmamak için burdayım, kısaca kendime notlar
YERYÜZÜNÜN TAVAN ARALARINDAN BİRİNDE
Uzun ilkbaharlar düşledim; sadece dalgaların köpüğünü ve doğumumun unutuluşunu aydınlatan bir güneş, toprağa ve her tarafta sadece başka yerde olma arzusu duyma derdine düşman olan bir güneş düşledim. Yeryüzündeki yazgımıza bizi kim çarptırmıştır? Bizi bu somurtkan maddeye zincirleyen kimdir? Çok eskiden, Tanrı'nın ilk ürpertisinde düşen ve taş haline gelen bu göz yaşına çarpan hıçkırıklarımız un ufak olur. Gezegenin öğlelerini ve gece yarılarını hiç sevmedim; sabırsızlıkla, saatlerin ve saatleri dolduran o korkunun olmadığı, iklimlerin olmadığı bir dünya bekledim; yılların ağırlığı altında ölümlülerin iç çekişlerinden nefret ettim. Amaçsız ve arzusuz an nerede? Ya düşüşlerin ve hayatın sezgisine kapalı olan o ilk münhallik nerede? Hiçliğin coğrafyasını, bilinmeyen denizleri ve -verimli ışınların rezaletinden arınmış- başka bir güneşi aradım; önermelerin ve adalarının gark olacakları kuşkucu bir okyanus, bilgiden usanmış, uyuşturucu ve sakin, uçsuz bucaksız bir sıvı aradım. (Şu yeryüzü -Yaratıcı’nın günahı! Fakat artık başkalarının günahlarının kefaretini ödemek istemiyorum. Kıtaların dışındaki bir can çekişmede, akışkan bir çölde, gayri şahsi bir batışta, doğumumun etkisinden kurtulmak istiyorum.)
1000Kitap
Reklam
Quousque Eadem?
Altında doğduğum yıldıza hepten lanet olsun; onu hiçbir gökyüzü korumasın, şerefsiz bir toz yığını gibi mekânın içinde ufalansın! Beni yaratıkların arasına iten hain an da zamanın listesinden ilelebet silinsin! Arzularım, ebediyetin gündelik olarak alçaldığı bu yaşam ve ölüm karışımıyla uyuşamaz artık. Gelecekten bezmişim, onun günlerini kat etmiş ve ona karşı kabımdan taşmışım, yanılsamalarımı hükümsüzleştirmem onları daha iyi tahrik etmek içindir. Öngörülemez -ve halbuki her şeyin kendini tekrar ettiği- bir evrendeki o azgınlaşmanın sonu hiç gelmeyecek mi yani? Daha ne kadar zaman kendimize "ilahlaştırdığım bu yaşamdan tiksiniyorum," diyeceğiz. Sayıklamalarımızın boşluğu hepimizi yalan ve mukadderata boyun Eğen tanrılara çeviriyor. Bizzat kaos bile ancak bir kargaşa sistemi olabilirken, şu dünyanın simetrisine Niçin hala baş kaldırıyoruz? Alın yazımız kıtalar ve yıldızlarla çürümek olduğundan, mütevekkil hastalar gibi ve Çağların sonuna kadar, öngörülmüş, ürkütücü ve Beyhude bir meraklılığı peşimiz sıra sürükleyeceğiz.
Sayfa 166·Kitabı okuyacak
Kitap Alıntısı
Hastalıklar. Kazalar. Travmalar. Tetikleyiciler. Kaçırılmış bir tren; kayıp bir anahtar, kafayı kurcalayan bir düşünce. Moleküllerdeki oynamalar sonucu genlerde meydana gelen oynamalar; genlerdeki oynamalar sonucu biçimde meydana gelen oynamalar. Venedik'te bir kavisi dönerken kanala düşüp suya kapılmak. Aşka kapılmak. Hayatın tesadüfleri. Şans.
Sayfa 401·Kitabı okudu
Bilim
"Öyleyse neden pişmansın itmediğine?" "Sırf, bir şey yapmayı hiçbir şey yapmamaya yeğlediğim için. Şu oynadığımız oyundan kazançlı çıkmamız olanaksız. Kimi yenilgiler, kimilerinden daha iyi olabilir, o kadar."
Alıntı
Bir dağ doruğunun adıydı bu: Medetsiz. Oraya varıp dünyaya oradan bakmak istemişti. Medetsiz Tepesi’ne varıp varmadığını bilmiyoruz çünkü yola koyulduktan sonra onu bir daha gören olmadı.
Edebiyat