Neşe

"Herkes kendi arasında kendi dilini konuşsun ama birbirinizle Türkçe konuşun!" diye tısladı duvarlar.
Sayfa 28 - YKY·Kitabı okudu
Reklam
-Gidiyorsun. -Evet. Ama başka türlü. -İnsan nasıl "başka türlü" gidebilirmiş? -Seninle birlikte gidiyorum.
Sayfa 310·Kitabı okudu
Tarih
Puan vermedi·96 syf.··
2017 15. kitabı
Çocuk Edebiyatı hocamızın zorunlu kılmasıyla okumuştum. Bir solukta okunan akıcı ve düşündürücü bir kitap. Küçüklere farkındalık sağlayan, büyükler için ders niteliğinde. Aslında günümüz dünyasının önemli bir sorunu olan konuyu yazıya döküyor yazar; daha fazla para kazanmak arzusuyla ağaçların kesildiği bir hikaye. Ağaçların gölgesinde kuşların sesini dinlemenin uzak bir hayal olduğu şehir düşünün. Yöneticinin kuşlara tahammül edemeyip öldürdüğü, bütün ağaçları kestiği kimsenin buna karşı çıkacak gücünün olmadığı bir şehir. Mavi Kuş'un adını bile ağzına almanın yasak olduğu bu şehirde çocuk Mavi Kuş'un peşine düşer, onu bulur. Mavi Kuş özgürlüğün sembolüdür. Yoksul kısım olan Cılızlar Mavi Kuş'u 'umut' olarak nitelendirir. Cılızların artık bir umudu vardır ve birlik olup saraya saldırırlar. Hikayenin sonunda çocuk kuş, kuş çocuk olur, bütünleşirler. Yani Çocukuş. Çetin Öner satır aralarında bize şu soruyu soruyor: Mavi Kuşlar nerede? "Ve derler ki. Bu Çocukuş olmasa gökyüzü kararır, günler geceye döner, bir de denizin mavisi biterse deniz bile olurmuş."
Mavi Kuşu Gören Var Mı?Çetin Öner · Can Çocuk Yayınları · 2000168 okunma
HABERİNİZ VAR MI
9/10
·372 syf.··
2019 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2019 22:39
YouTube kitap kanalımda Kardeşini Doğurmak kitabını yorumladım: ytbe.one/XvACJzZtwCM "Yetiştirdiğin ağacın meyvesini ilk sen yemez misin?" Ensest suçunu kabul eden bir "baba"(!) Uzun zamandır kurgu romanların arasında kaybolmamla birlikte oluşan rahatlığımı bozabilecek ve beni içindeki saf gerçeklerle rahatsız edebilecek bir kitap arıyordum. Kardeşini Doğurmak kitabı doğru bir seçimdi. Peki, neden bazı gerçeklerden rahatsız olmalıyız? Marcel Proust'un düşüncesine göre, merakımızın tam olarak uyanması için bir rahatsızlık duyuyor olmamız gerekiyor. Ray Bradbury, rahat bırakılmamıza gerek olmadığını, bazı gerçeklere kayıtsız kalmamak için arada sırada rahatsız edilmemiz gerektiğini belirtiyor. Sabahattin Ali ise dünyada rahat yaşamanın aptalca olduğunu, aptal olmaktansa biraz daha rahatsız yaşamanın daha gerekli olduğunu savunuyor. Buraya başka sevdiğim yazarların da rahatsızlık hakkındaki düşüncelerini yazabilirdim ama şimdilik bu kadarı yeterli. Bir soru sorarak başlayayım. Bu yazıyı okuyan kadınlardan kendi kardeşini doğuran var mı? Aramızda böyle bir kişinin olduğunu hiç sanmıyorum. Peki bu durumda kalmış biri, hiçbiri, binlercesi için ne kadar oranda bir empati duygusuna sahip olabiliriz? Merakımızın tam olarak uyanması için artık bir rahatsızlık duyuyor olmamız gerekmez mi rahatça yaşayıp gülüp geçtiğimiz gerçeklere karşı? Türkiye'deki ve belki de mahallemizdeki komşumuza kadar inmiş olma ihtimali olan ensest gerçeği hakkında nelerden haberimiz var? Ensest: Başta aile içi olmak üzere her türden gayrimeşru cinsel ilişkiyi ifade eder. 1,5 aylık bir çocuğun cinsel istismar sonucu bağırsakları patlayarak öldüğünden haberiniz var
Eğitim
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Reklam