Hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu.
İnsan içsesini dinlemeli. Eğer içsesi, burada mutlu değilsin, buraya ait değilsin, burada değerin bilinmiyor, sevilmiyorsun, anlaşılmıyorsun diyorsa orayı terk etmeli insan.
Mekkeli putperestlerin çok tuhaf, alışılmadık ve bu yüzden de kabul edilemez gördükleri şey, bizatihi tekil kelimeler ve kavramlar değil, bunların genel bağlamı yani sistemin bütünü idi.
“ Bu kadınlardan üç dört sefer hapse girmiş çok namlıları var. Ben, bunca yıllık kaçakçı Adanalı Hasan, ancak bir seferlik düşmüşümdür mahpusaneye. Yiğitlik kadınlarda kaldı, yavrum kaçakçı Hasan! Ha gayret! “