Selamımız Sermayemizdir
Ayakkabısı yırtık gönlü yamalı Bir ihtiyar gördük geçerken yoldan Selamı vardı sermaye diye, aldık Dedik ki lokmayı bölüştüren berekettir Bir tas su verdik içti, kendimiz de kandık o sudan Cümle varlığı tek nefes bildik şimdi bizim Dalımıza bir serçe kondu Ne tahtımızı sordu ne tacımızı Ne adımızı sordu ne unvanımızı Bir kırıntı sevince kandı Fazlasına tamah etmek kalbimize yüktür bizim Yağmur yağdı Rüzgâr geldi geçti Kiminin çatısını aldı Kiminin yüreğindeki pası sildi Başa gelene eyvallah dedik Gayrisi kısmettir bizim Dünya malı dedikleri bir rüzgârın sesidir, ötesi yalan Ne altın biriktirdik Ne şöhretin gölgesini Bir tanrı misafiri, bir tas su, bir selam Dünyadan kârımız bunlardır bizim Öğrendik ki En hırçın dalgalar, en mağrur kayalar
"O mavi sonsuza kadar kalabilseydi; bu an sonsuza kadar kalabilseydi..."
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Nazım Hikmet'in serbest vezinle ilk şiiri:
Açların Gözbebekleri "...değil birkaç, değil beş on otuz milyon aç bizim! Onlar bizim! biz onların! Dalgalar Denizin! Deniz Dalgaların! Değil birkaç, Değil beş on, 30.000.000 30.000.000!.. "
Sayfa 391
Şiir
Günaydın güzel insanlar
Yağmur damlaları pencerelere vuruyor, sanki geçmişten gelen ve isimlerini unuttuğumuz birilerinin aceleyle fısıldadığı kelimeler gibi.
Sevdiğim bir şair arkadaş, beni anmış bir şiirinde. Yüreğimin kayalıklarına, Hızla çarpıyor dalgalar.
Alıntı
İşitiyor musunuz; dalgalar O’nu zikrediyor,kuşlar O’nu zikrediyor ve rüzgâr O’nu zikrediyor.Kainatta bir kitap var Sultanım ve O’nu söylüyor dili olan ya da olmayan her ne varsa…
Sayfa 207·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam