Her kişi belli bir özgürlüğü yaratmak zorundadır, kendisi ve başkaları için. Ben yapabiliyor muyum bunu? Ben ıssız bir denizin üstünde yazdan kalma bir karpuz kabuğu gibiyim. Dalgalar sürüklüyor. Karşı durmuyorum, direnmiyorum, seçmiyorum, tasarlamıyorum.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Hayata Dair
SU...
1984 tarihli şöyle bir güzel şiirin de yer aldığı Mirzabeyoğlu eseri: SU [*] Tükenmez seferinde köpük köpük dalgalar Suyun derdi kendinde hasret kaygı ve umut İki âşık oturmuş bir merkezden halkalar Suya düşmüş bir kundak eller üstünde tabut *** Körpe dallar hevesi hep yeniden tomurcuk İnsan kaygan bir yaprak rüzgârın bûsesinde Sessiz sessiz ağlarken meme bekleyen çocuk Bir sırrın fısıltısı akan suyun sesinde *** - “Zoru alteden çile suda akan bahtiyâr Zaman suda işledi şimdi sularda gizli Durgun suyun kokusu nasibiyle ihtiyar Geleni karşılıyor mehtâbın nurdan izi!” *** Her şey suda başladı suya düştü ayrılık Kaya da tutan yosun sözlükteki isimler Nefes nefese sular petek içinde varlık Sürüp giden hâtıra zarfa konmuş resimler *** Bilmem hangi sularda davetiyem sarılmış Yemyeşil bir gecede ayrılık kaçırılmış Kelimeye bürünmüş şırıl şırıl bir akış - “Yüzünü görmek için her şeyden vazgeçilir!”
KAYAN YILDIZ SIRRI -Şâh Eser – Şâheser-III-, 7 Eylül 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Reklam
O yer boş; "Onun hakkındaki duygularım şöyleydi: her şeyin merkeziydi o. Artık o noktaya gitmiyorum. O yer boş (...) Ama bir yerde varsın sen.Senden bir şey kalıyor geride. Bir yargıç. Demek istiyorum ki, içimde yeni bir damar keşfedersem,onu özel olarak sana göstereceğim. Hükmün nedir?diye soracağım. Sen belirleyici olarak kalacaksın."
Sayfa 132·Kitabı okuyor
Alıntı
“Hüznün, televizyonda gördüğü okyanustaki o dev dalgalar gibi durdurulmaz bir kararlılıkla ağır ağır yaklaştığını hissediyordu.”
Sağ salim dönebilecek miyim? Rüzgar beni tahrik ediyor Dalgalar beni tahrik ediyor Aşk beni tahrik ediyor Ve yolculuğum çok uzun...
Alıntı
Bretonya'da rüzgar şarkı söylüyor, yaşlı taşların arasına dalgalar vuruyordu. Denizden kırmızı kayalar yükseliyordu. Nini sakindi; denize ve gökyüzüne, bütün bunlara aşinaymışçasına gülümseyerek bakıyordu.
Edebiyat
Reklam
Reklam