Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, onlar yalnız aptallardır. Evet efendin on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktrsiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter sahibi, çalışkan bir insansa oldukça dar kafalıdır.
Sayfa 5·Kitabı okudu
Hayat dediğimiz şey bu sizin oynadığınız sahneden çok daha geniştir ve çok daha çeşitli, çok daha girintili çıkıntılı bir şeydir. O, yalnız güzellikleri, doğrulukları, ahenk ve düzeni ile değil, aynı zamanda bütün çirkinlikleri, kirleri kabalıkları ve sizin bana yakıştırdığınız hayvanilikleri ile güzeldir. Sarılı kaldığınız dar ve düzme alemin pencerelerinden başınızı dışarıya çıkarın da bizi koynunda tutan, doğuran koca tabiata bakın! Bu ne azametli, ne yüce bir hayvandır!
Alıntı
Reklam
"Onlar bir gün gerçek bağımsızlıklarını kazanacaklar ama bu büyük olanakları kaybedecekler," diye devam etti kuzen. "Sert bir rüzgâr gibi estikleri bu alanı kaybedecekler, dar topraklarına kapanacaklar, bir dağdan diğerine çarpan ve uçamayan kuşlar gibi kanatları engellenecek, tamamen solacaklar ve sonunda 'Ne kaldı ki elimizde!' diyecekler. O zaman da bu yitirdikleri imkânları isteyecekler ama bunun için çok geç olacak."
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Teknolojinin hızlanması ile hayatlar da hızlanmıştı. Her şeyi çabuk yaşamaya başlamıştı insanlar. Bir şeylerin sürekli yetişmesi gerekiyordu. Öyle ki dinlenilmesi için gidilen tatiller bile bu koşuşturma ile geçiyordu. Dar bir zamanda görülmesi gereken o kadar çok yer ve eğlence vardı ki, hiçbir şey yapmadan durabilmenin verdiği hazzı unutmuştu insanlık uzun bir süredir. Üstelik zamanında lüks olarak tasarlanan şeylerin gün geçtikçe ihtiyaç haline dönmesi insanlığın bu koşuşturmayı daha da hızlandırılmasına neden olmuştu. Zamanında hiçbir insanın hayatında bile olmayan internet artık tüm insanlık için su ve yemekten sonra gelen en önemli ihtiyaçlardan birisine dönüşmüştü. İnsanın laneti de buydu işte. Sürekli kendisi için yeni ihtiyaçlar yaratmak ve sonrasında da bunlara bağımlı olmak.
Sayfa 186
Maalesef iki yüzyıldır hiçbir şey değişmemiş
“Evet efendim, on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter sahibi, çalışkan bir insansa oldukça dar kafalıdır.”
"Yerine göre, kader dediğimiz şey, dar bir yerde sürekli yönünü değiştirerek dönüp duran bir kum fırtınasına benzer."
Sayfa 9 - Doğan Kitap
1000Kitap
Reklam
Reklam