Sonra şöyle dedi: — Acı çeken kızları sevmek gerekir. Eğer onları kurtaramıyorsak, bunun nedeninin onları yeterince sevmeyi bilmeyişimiz olduğuna her zaman inandım.
"Peki, peki!" Dedi Dimitrios. Şişeyi geri alıp keseyi verdi. Anastasia Teyze toprağı küçük bir saksıya aktardı. Güzel bir saksıydı bu; mavilerin üstüne beyaz çiçekler işlenmişti. Toprağı içine doldurup yeşil kuşkonmaz fidesi dikti. Saksıyı evin güneşli yanına değil, gölge yanındaki duvara yaptırdığı özel yere koydu. Sık sık bakıyor, gerektikçe su veriyor, okşuyor. " Yurdumun yaşam boyu özlemini çektiğim toprağın da serpiyorsun, Benden daha şanslısın; ne mutlu sana!"
Sırtlan sordu:
"Günleriniz nasıl geçiyor?"
Timsah:
"Kötü geçiyor. Bazen acı çekiyor, bazen de üzüntü- den ağlıyorum.” dedi ve devam etti:
"Ama diğer canlılar diyor ki bunlar "timsah göz- yaşları" ve bu da beni tarif edilmez şekilde yaralıyor."
Sırtlan şöyle dedi:
"Acıdan ve üzüntüden bahsediyorsun. Bir de beni düşün. Dünyanın güzelliklerini, harikalarını ve muci- zelerini görüyor ve aldığım bu büyük zevkten dolayı gülüyorum. Ama ormandakiler diyorlar ki:
"Bu sırtlan gülümseyişi."