"Delilik, düşüncelerini başkalarına aktaramama yeteneğidir. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrendeki her şeyi görüyorsun, olup biteni anlıyorsun ama kendini anlatmaktan, bilhassa yardım istemekten acizsin."
Sayfa 48·Kitabı okudu
"Telaş etmeyin evlatlarım," dedi, "Hiç acele etmeyin. En doğru anı seçeceğiz, o zaman ben en öne çıkacağım. Süngülerinizi takmış ve keskinleştirmiş olarak siz hazır beklerken elimi kaldırdığımı gördüğünüzde, peşimden gelin.' Yalın Türk askerinin ruhunu yepyeni bir cesaretle ateşlemişti. Hepsi de onu cehenneme kadar izlemeye hazır durumdaydı. Karşı tarafta, düşman mevzilerindeyse yeni ordunun iki acemi taburu, yani 6 ncı North Lancashire ile 5 nci Wiltshire taburları yorgun fakat deneyimli Yeni Zelandalılar'ın yerini alıyordu. Şafaktan önce kullanılabilecek durumdaki bütün Türk topları ateşlenerek düşman mevzileri yoğun bir ateş altına alındı. Sabaha karşı 3:00'de Mustafa Kemal siperlerden çıktı. yürüyerek ilerledi. İngilizler ateş açtı. Bir kurşun saatini parçaladı, fakat kendisine gene bir şey olmadı. Yaralanmış olsaydı, hücum asla gerçekleştirilemeyecekti. Adamları o takdirde parmaklarını bile oynatmayı reddedeceklerdi. Top atışı kesildi. Bir an için Mustafa Kemal, adeta güçlü bir lider figürü olarak, tek başına, ayakta durdu. Hemen sonra bir elini kaldırıp ileriye atıldı. Yabanıl naralar atan Türk piyadesi, karşı durulmaz bir süngü denizi halinde dalga dalga onun ardından tırmanmaya başladı. İki Ingiliz taburunu ezip geçtiler. North Lancashire taburu bozuldu ve kaçmaya başladı; Wiltshire taburuysa, son askerine kadar süngüden geçirildi. Türkler tepenin eteklerinden aşağıya doğru, denize kadar her şeyi ezip geçtiler. İngiliz savaş filosu, üzerlerine bombalar yağdırdı. Dev şarapneller ve demir parçaları sağanağı, toprakta kocaman delikler açıyordu. Geri çekildiler ve siper kazdılar, ancak, Conkbayırı tepesini temizlemişlerdi. Çarpışma kazanılmıştı.
Sayfa 53
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Her şeyin kökünde delilik vardır, Ümmü Ali.”
Sayfa 26 - Kırmızıkedi Yayınevi, 4. Basım·Kitabı okuyor
Edebiyat
“İlk görüşte kanım kaynadı” dedi heyecanla. “Öyle narin, öyle kırılgan, öyle güzel ki...” “Anlaşıldı” diye güldü Şaziye. “İyicene tutulmuşsun sen. Neyse... Anamın istediği de bu değil mi? Seni bir an önce baş göz etmek için deli oluyor. Söyle de gidip isteyelim, bitsin bu mesele. Kimin kızı bu gelin namzedi?” Kendi kendine konuşur gibi, “Adı Patricia” diye mırıldandı Tacettin. “Omorfia’nın kızı.” Yaz ortasında ansızın bastırıveren beklenmedik bir ayaz, önünde durulması imkânsız bir fırtınaydı ablasının bakışları. “Deli misin sen oğlum?” diye kükredi Şaziye. “Anam duysa parçalar seni. Ya babam? Yüreğine indireceksin koskoca Hacı Ali Bey’in. Aklını başına devşir! Duymamış olayım bu dediklerini. Ne sen söyledin, ne ben duydum!” Yanlış limana sığınmaya kalkmıştı galiba Tacettin. O güne kadar sakin, uysal, ılımlı tavırlarıyla gönlünün tahtına oturttuğu ablasının, “Omorfia’nın kızı” lafını duyar duymaz pamuklu, yumuşacık fistanının altından tırnaklarını çıkarıp bir anda aslan kesilivereceğini hiç aklına getirmemişti doğrusu.
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Günaydın
"Her şeyin bir sınırı vardır ama insanın hırsının asla."
Alıntı
Herkesin aynı kalıplarla düşündüğü, aynı hızda tükettiği bu rasyonel delilik içinde, insanın kendi hakikatine sadık kalması en büyük sürgündür...
İnsan ve Duygular