Filiz KARATAŞ

Filiz KARATAŞ
@derkenaar
İnstagram:derkenaar
Türkçe Öğretmeni
Ankara
115 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Eşsiz bir eser...
10/10
·536 syf.·
Beğendi
·
2018 6. kitabı
▪Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim▪ Tebriz'in meşhur halı tüccarının deli fişek oğlu Setterhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra ! Âh sizi hep hatırlayacağım Mükemmel kurgulanmış en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş kitabın içinde zamanda yolculuk yapıyorsunuz.Asla unutamayacağım bir romandı .Okuduğunuzda sevgili Nazan Bekiroğlu'nun kalemine hayran kalmamak elde değil .Her şey kurgu, tarihi gerçekler müstesna!Kitap şu cümlelerle başlıyor : ."Elimdeki zarfın arka yüzüne baktım .Otuz yıl önce postaya verildiği yerin harflerini okudum teker teker : Te-hı-te; Sin-lâm-ye-mim-elif-nûn; Süleyman . Bir tire koydum araya , Farsça tamlamayı kurdum:Taht-ı Süleyman ." ve yine aynı cümleler ile bitiriyor yazar eserini yalnızca küçük bir detay ekleyerek ... - Hangi hikaye başladığı yerde bitmemiş ki? ...O vakit aralarında dilsiz ağızsız bir sohbet başladı. Settarhan sustu Zehra dinledi, Zehra sustu Settarhan söyledi. Söyledikleri ile sustukları birbirine uymaz bir sohbet aralarında uzadıkça uzarken içteki cümleler çoğaldı dıştaki cümlelere tümüyle aradan kalktı. Sustukları zannedilebilirdi ilk bakışta ama bu suskunluk onları boğmak yerine ışıltılı ırmağında yıkadı. Suyu böylesine tanımak için demek böyle yanmak lazımdı. . Dünya dönüyorsa hâlâ, güzel insanların hatırına dönüyor. Ve güneş kızarıp battığı halde güzel insanların hatırı için sapsarı doğuyor. Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi... Aşk bir yandan anlatmak ihtiyacındaydı ama diğer yandan kıskançtı. Piruz gül dallarını, inci çiçeklerini okşadı, ayaklarını açma serilen bahçeye çıkarmak "Settarhan" dedi, "Sen bana bu kederli günümde Taht-ı Süleyman 'ın baharını hali vasfında getirdin.Ben daha önce böyle güzel renkler görmedim. . Ellerine, emeğine, yüreğine sağlık
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
10/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Otomatik Portakal bir yıldan az ömrü kaldığını öğrenen Burgess tarafından sancılı bir dönemde yazılıyor .Eşinin geçimini sağlamaya kararlı olan Burgess öfkeyle masaya oturup bir yılda beş roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış konulduğunu öğreniyor.Ana karakter olan Alex de yazarımızın psikolojisini yansıtmakta.Burgess hakkında biraz araştırma yaptığımda ortaya çıkan sonuç eserlerinde ortaya koyduğu nefret duygusu . . . . "İyilik içten gelir. İyilik bir seçimdir. Bir insan seçemezse, insanlıktan çıkar." Sadece bu cümle romanı özetler nitelikte ."İyiliğin sebebini aradıkları yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki?"Kendine özgü doğası nefret dolu anlatımı ile Otomatik Portakal distopya dünyasının en iyilerinden birisi.Tasvip etmediğim yanları ağırlıkta olsa da itiraf etmeliyim ki bir çırpıda okuduklarımdan.Dili alışılmışın çok dışında kendine has argo söylemler ağırlıklı olmakla birlikte sizi gülümsetecek betimlemeler ve tamlamalarla dolu bir eser."Mütevazı Anlatıcınız" Alex 'in 'dikizlemek, çakozlamak, kardeşlerim ' gibi bazı kelimeleri dilinize dolanıyor bir süre .Okurken sık sık arka kapağı çevirip tüm bu alışılmadık söylemleri yazan nasıl bir insan diye düşünerek Anthony Burgess'e bakmaktan kendimi alamadım.Bence siması da düşünceleri ile uyumlu bir yazar. Karakterimiz Alex'e tekrar dönecek olursak kendisi en sevmediğim karakter oldu.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
Nefsinin Fatih Musab!
5/10
·160 syf.·
2019 6. kitabı
Nefsinin Fatihi, Mekke’nin soylu delikanlısı, Ashab-ı Suffa’nın en güzide talebesi, hayatı hicretle geçmiş İffet abidesi, İslam’ın ilk öğretmeni Mus’ab B. Umeyr.Uhud’da kanının son damlasına kadar mücadele etmesine rağmen, şehit olurken bile Resulullah’ı (sav) koruyamamanın ezikliğini yaşamıştı Mus’ab. Defnedileceği zaman, ashab Peygamber efendimizin (sav) yanına gelerek “Ya Resulallah! başını örtsek ayakları açıkta kalıyor, ayaklarını örtsek başı açıkta kalıyor. Ne yapalım?” dediklerinde gözyaşlarına hakim olamamıştı Resulallah(sav).Dünyadan bedeninin yarısını elbisesiyle, diğer yarısını çölden toplanan kuru otlarla örttükleri, dünyaya ancak bu kadar değer vermiş, bundan öte dünyayı şımartmamış bir yiğit olarak göçmüştü Rabbinin huzuruna.Okurken, insanın gözyaşlarına hakim olamadığı müthiş bir hayat hikayesi. O zamanlarda yaşasaydık Mus’ab kadar irade timsali, onun gibi nefsini ayaklar altına alabilmiş bir yiğit olabilir miydik acaba? Yazar der ki bu kitap; yüreği daralan, gönlü sıkışan, dünyanın oyun ve eğlencesi, gürültü ve patırtısı içinde acısını bastırmaya çalışan kardeşlerimize, hususen gençliğimize bir nefes, Asr-ı Saadet ikliminden bir soluk olabilirse ne mutlu.Mus’ab gönüllü olabilmek duasıyla
Din
Mus'ab b. UmeyrÖmer Döngeloğlu · Timaş Yayınları · 2014571 okunma