"...Duygularımızı, bir tür sosyal virüs gibi, birbirimize bulaştırırız..."
Ayna Nöronlar: Karşımızdaki kişinin duygusunu fark ettiğimizde, beynimiz o davranışı kopyalamaya programlanmıştır. Gülümsemek de bu sayede bir zincirleme reaksiyon yaratır-Prof. Dr. Derya Uludüz
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rahmetli pederinden miras kalan evi Kostantiniye'nin sapa bir yerinde olduğu için, müşterisi ve geleni gideni az olan bu zâta ahali, "Yedikule Kahini" derdi. Fazla bir müşterisi olmayan kahinin zaten parada pulda pek o kadar gözü yoktu. Çünkü bu mektep medrese görmüş, mürekkep yalamış adam, paradan çok ilmin kendisine değer verirdi. Hatta öyle ki, neredeyse gün boyu, filozofların ve kadîm âlimlerin eserlerini satır satır kıraat eden kâhin, bilgiyi bir nimet kabul ettiği için Ramazan ayında sahurdan sonra okumayı bırakır, nefsini bastırarak iftar zamanına kadar elini kitaba sürmez, ancak akşam ezanını işittiği zaman Aristâtalis'in Badü't Tabiiyye başlıklı meşhûr eserinden bir bölüm okuyarak orucunu açardı. Bununla birlikte, ilim konusunda derya gibi olan kahin, epeyce dindar da olduğundan, sadece ve sadece bir tek kitap kaleme almış, böylece kafa sermayesinin kırkta birini, okusunlar öğrensinler diye cahil cühelâ takımına zekât olarak vermişti.