Oğuz Aktürk, Ruhun Deşifresi'ni inceledi.
04 Mar 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsanı oluşturan manevi bileşenlerin üzerine detaylı bir şekilde eğilen bir kitap olmuş. İnsan olmanın değeri kavratılmaya çalışılmış. Bize verilen emanetlerin boşuna verilmediği ve bunlara hıyanet etmemek için de onları nasıl kullanmamız gerektiği detaylı bir biçimde anlatılmış.

Kader kelimesini kendi başarısızlıkları için bir bahane olarak kullanan insanların kendilerini geliştirmeyi bırakmaları çok kez haklı bir biçimde eleştirilmiş. Bu sayede ne iş kazaları fıtrat dahilinde oluyor ne de başımıza gelen musibetleri kaderimize yükleyebiliyoruz.

Özellikle eskiden benim de farkında olduğum Batı kültürünün maddi yönü ve Doğu kültürünün manevi yönünün, beyin loblarından sol lobun analitik ve mantık bazlı düşünmeyle, sağ lobun da duygusal ve manevi yönleriyle bağdaştırılmasını epey sevdim. Gerçekten coğrafyaya göre değişen dinlerde de bu maddi ve manevi ayrımları net bir biçimde görmekteyiz.

Başka bir ayrıntı olarak Bediüzzaman Said Nursi'den yapılan alıntılarla zeka, beyin, hafıza, zihin, ruh, kader, ezel, tefekkür, ruh, vesvese, sezgi gibi konulara yardımcı metinler oluşturulması edebi bakımdan hoşuma gitti. Kitaba renk katmış.

Yazarın yapmış olduğu bir eleştiri olarak olarak din adamlarının "Allah'ın dediği şey zaten doğrudur." diyerek bilime yönelmemeleri ve kendini kapamaları güzel bir eleştiri bence. Bu sayede bilim adamlarının değerini anlayabiliyoruz.

Kitabın esas amacı bize verilmiş olan emanete saygı duymamız ve kendimizdeki muhteşem bir şekilde tanzim edilmiş iç dünyamızın biraz da olsa farkındalığına varmamız. "Neden?" sorusunu hakikati aramak için doğru ve yerinde sorduğumuz sürece bize verilmiş olan bu emanetin de boşuna verilmediğini anlayabiliyoruz.