HİÇ GÜZEL ŞEYLER DUYMAYACAKSINIZ!
Kadın açık giyinmiş, hak etti (!)
Kadın tenhada gezdi, hak etti (!)
Kadın gece sokağa çıktı, hak etti (!)
Kadın taksiye yalnız bindi, hak etti (!)
Kadın erkekle yemeğe çıktı, hak etti (!)
"Tabii ki şeffaf bir bluz ya da kıçına kadar çıkan bir mini etek giyen kadının tecavüze uğrama olasılığı daha fazladır." (24 yaşında bekar bir erkek).
Bütün suç kadınlardadır (!)
Erkekler hep masumdur (!)
"Erkek bir sorunu olduğu için tecavüz ediyor, yoksa başka bir nedenle değil. Benim olayda kadın tecavüze uğradıysa, bu sadece kendi suçuydu" (30 yaşında evli bir erkek)."
Erkek zaten hastadır.
Erkek zaten teşhircidir.
Erkek zaten sübyancıdır.
Erkeğin psikolojik sorunları vardır.
Kısacası erkeğin yaptığından aklanması için mazereti çoktur. Ama kadın yaşadığı olaydan dolayı yıllarca silinmeyecek izler taşır.
"Kendimi aşırı derecede sınırlanmış hissediyorum. Bitkisel bir hayat yaşar gibiyim. Sürekli bir korku içindeyim" (27 yaşında bekar bir kadın).
En önemlisi erkeğe güveni kalmamıştır. Yalnız sokağa çıkmaya gücü kalmamıştır. Tenhalarda zaten istese de dolaşamaz artık. Çünkü her an birileri gelip boğazına bıçağı dayar ve istediğini alır. Kadın yaşadığı olayı anlatmak istese de anlatamaz. Çünkü toplum erkeği değil de kadını suçlar, sanki kadın istemiş gibi.
"Tecavüze uğramış kadınların en aciz kaldıkları durumlardan biri, kocanın, erkek arkadaşın ya da baba ve annenin başından geçenlere inanmamaları, tersine ondan kuşkulanıp, aşağılamalarıdır."
Gitmeseymiş yemeğe!
O saatte ne işi varmış orada!
“İnsanların büyük çoğunluğu, düşen bir yaprak gibidir, kapılıp gider rüzgârın önüne, havada süzülür, dönüp durur, sağa sola yalpalar vurarak iner yere. Pek az kişi de vardır, yıldızlara benzer, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgâr varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.”