Belki de beynimizde bilinç olarak var olan o enerji, bedenimiz öldüğünde özgürlüğüne kavuşuyordur. Belki de bedenlerimiz, özgürlüğe kavuşmadan önce bir şeyleri öğrenmek zorunda kaldığımız organik hapishanelerimizdir.
Geçmişini düşündü. Eğer çocukluk dönemini saymazsa tüm hayatı aynı günü yaşayarak geçmişti. Bir günü defalarca aynı şekilde yaşamak için insanın deli olması gerekirdi ama bu gerçeği ancak şimdi fark edebiliyordu. Rutin denen şey içmekte olduğu uyuşturucudan farksızdı. Huzurlu sınırların içinde kalmak beyni uyuşturmanın en garanti yoluydu.
Tüm kimliklerinden, tüm bağlarından arınmış. Ne birinin babası, kardeşi, arkadaşı ne de birinin dostu ya da düşmanı. Sadece kendisi. Kim her şeyden arınıp da sadece kendisi olmak istemez?