HESİODOS İŞLER VE GÜNLER Pandora Efsanesi (42-105. dizeler) Tanrılar yer altına gizlemiş besinleri.
Yoksa insan bir gün çalışıp rızkını sağlar, Sonra bir yıl sırtüstü yatardı, asar bırakırdı sabanını ocak başında, çözerdi çiftini çubuğunu, öküzlerini.
Zeus kızınca Prometheus’a, kendisini aldatan o sivri akıllıya, sakladı varını yoğunu insanlardan, o gün bugündür dertlere boğdu insanoğlunu, Zeus gizledi besini insandan.
Ama İapetos’un güçlü oğlu Prometheus çaldı Zeus’un ateşini insanlar için, sakladı onu rezene sapının içinde.
Kızdı bulut devşiren Zeus, dedi ki ona:
“İapetosoğlu, sivri akıllı kişi, seviniyorsun ateşi çaldın, beni aldattın diye, ama bil ki dert açtın kendi başına da:
Çaldığın ateşe karşılık bir bela, öyle bir bela salacağım ki insanlara, sevmeye, okşamaya doymayacaklar bu belayı.”
Böyle dedi ve kah kah güldü insanların ve tanrıların babası.
Namlı şanlı Hephaistos’u çağırdı hemen:
“Bir parça toprak al, suyla karıştır,” dedi, “içine insan sesi koy, insan gücü koy.
Bir varlık yap ki yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin, bedeni güzelim genç kızlara.
Athena, sen de ona el işlerini öğret,” dedi, “renk renk kumaşlar dokumasını öğret.
Nur topu Aphrodite, sen de büyülerinle kuşat onu, istekler, arzularla tutuştur gönlünü.
Yüz gözlü devi öldüren Hermeias, sen de bir köpek yüreği, bir tilki huyu koy içine.”
Böyle dedi Zeus, onlar da yaptılar dediğini:
Koca Hephaistos, topal tanrı hemen bir kız biçimine soktu toprağı.
Gökgözlü Athena süslü kuşağını salıverdi beline.
O canım Kharit’ler ve o güzelim Peitho altın gerdanlıklar taktılar boynuna, Hora’lar bahar çiçekleriyle donattılar saçlarını, Hermeias doldurdu göğsüne yalanı dolanı, uzaktan gürleyen Zeus’un oluyordu istediği.
Ses koydu içine o tanrılar kılavuzu ve Pandora adını taktı.
Pandora demek bütün tanrıların