Çakırcalı eşkiyalık yapmak istemiyor, eşkiyanın bir gün, önünde sonunda bir kurşundan gideceğini biliyordu. Onun için de en küçük bir fırsatda düze iniyor, ardından da gene dağa çıkmak zorunda kalıyordu. Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz, onun sözüdür derler. Ya da kadim sözdür. Doğrudur. Dağda her an bir çalının dibinden, bir candarma kuşatmasından, ya da bir arkadaşından kurşun beklersin. İnsan dağdayken her an kelle koltuğundadır. Eğer ben silahı elimden bıraktığımda Çukurovaya inseydim, bir çiftlik, mal mülk sahibi olsaydım, millete karışsaydım, birkaç yıl içinde dağa çıkmak zorunda, erinde gecinde kalırdım. Düzde kalıp da doğru dürüst yatağında ölmüş eşkiya da yoktur. Ben düze inseydim, insanlara karışsaydım, bir kişi bir kişiye haksızlık etmez miydi, ederdi. İşte o zaman milletin gözü de benim üstüme dikilirdi.
HYGGEKROG : Her evin ihtiyaç duyduğu, kabaca "kuytu yer" olarak tercüme edilen şeye hyggekrog denir. Battaniyeye sarılıp bir kitap ve bir fincan çayla kıvrılmayı sevdiğiniz bir yerdir.
Danimarkalılar konfor alanlarını sever. Herkesin rahatlık bulduğu ve sığındığı bir köşesi vardır ve hyggekroge Kopenhag'da ve ülke genelinde yaygındır. Şehrin sokaklarında yürürken binaların çoğunun cumbalı olduğunu göreceksiniz. İçerde bunlar yastıklarla ve bataniyelerle doludur ve orada yaşayan insanlar için uzun bir günün ardından dinlenmek ve rahatlamak için huzurlu bir köşeyi temsil ederler. Hygge-Danimarkalıların Mutluluk SırrıMeik Wiking