İnsanoğlu açgözlülüğü ve hırslarının kurbanıdır, istediklerini ne kadar elde ederse açlığı da bir o kadar artar. Tıp tahsilinden doktorluğa doğru ilerleyen Faust, dünyevi arzularını ve isteklerini gerçekleştirmek üzere ruhunu Şeytan'a (Mephistopheles) satıyor. İstediğini bilen ve elde etme yolunda kararlı olan Faust'un Mephistopheles'in isteklerini gerçekleştirmesi sonucunda başına gelecekleri tartmadan kabul etmesi beni hayrete düşürdü. Nihayetinde böyle bir anlaşmanın bedeli ağır olur. Faust, güç ve başarı için kendi ruhundan vazgeçiyor, her isteğini yerine getiren Mephistopheles ise yer yer beni çok güldürdü, hele okulun öğrencileri ile yağdığı konuşmalar Kılıktan kılığa giren, kendi âlemi ve dünyalılar arasında mekik dokuyan Mephistopheles'in de bu anlaşma sonucunda ödeyeceği bedeller var elbette. Beş perdeden oluşan Faust, ilk etapta Mephistopheles ile anlaşması ve istekleriyle başladı ama perde ilerledikçe imparator, yarı cadı, koro, Yunan mitolojisinden tanıdığımız Helen, Medusa ve daha nicesi geliyor. Haliyle çoklu karakter ve her sahne de olayın başka yönde seyretmesi biraz odağı dağıttı ve yorucu oldu. Herkes kendi yorumunu katarak kendi Faust'unu yarattı, geçtiğimiz ay okuduğumuz Mann'in Doktor Faustus'u da buna bir örnek. Uzun zamandır merak ettiğim bir eserdi, grubumuzla bu okumanın da üstesinden geldik