Hepimizin zayıflık anları olur, dedi, hâlâ çok işimize yarayan bir şey varsa o da ağlayabiliyor olmamız, ağlamak bizim için bir kurtuluştur, öyle durumlar vardır ki ağlayamazsak ölürüz, bizim için kurtuluş yok, diye yineledi koyu renk gözlüklü genç kız, kim bilir, belki bu körlük başka körlüklere benzemiyordur, geldiği gibi ansızın ortadan kaybolabilir de, o zaman ölenler için iş işten geçmiş olur, hepimiz öleceğiz er geç, ama öldürülmemiz gerekmiyor ve ben birini öldürdüm, kendinizi suçlamayın, koşullardan yüzünden oldu, burada hepimiz suçluyuz ve masumuz...
Yaşam kasırgasından yalnızca birkaç düşünceyle çıktım ben... ama bu arada hiçbir duygu edinemedim. Uzun zamandır kalbimle değil, aklımla yaşıyorum. Tutkularımı, davranışlarımı sıkı bir dikkatle ölçüp biçiyorum, ama hep dışarıdan, içine girmeden. İki insan var benim içimde: Biri sözcüğün tam anlamıyla yaşıyor, öteki ise düşünüyor ve onu yargılıyor.