9/10
·400 syf.··
2026 100. kitabı
#milenyumaşkına Spoiler yediğim için beklettiğim kitaplardan biriydi. Hatırlatma yapayım bu seri tam olarak fantastik sayılmaz. Aslında sayılabilir de ama öyle düşündüğünüz klasik fantastiksel şeyler yok. Hikaye kurgusal gibi görünse de tarihin yaşanmış döneminde geçtiği için bazı şeyler pek kurgusal sayılmaz. İnez'in anne babası Mısır'da arkeolojik kazıklar yapan bir çift. Ancak bir gün ikisinin de öldüğünü haberini alıp Mısır'a dayısının yanına gidiyor. Çünkü inanmıyor. Ama tüm serüven boyunca - iki kitap - aslında tüm hayatının koca bir yalan olduğunu ve bunu ona en sevdiklerinin yaptığını öğreniyor. Yazılan döneme bakıldığında bilhassa İngilizlerinbu coğrafyada yaptığı kazıklar ve bu kazıların sonucu olarak günümüzde Mısır'a ait çoğu eserin Mısır dışında sergilediğini duymuşsundur. Hikayede karaborsa tarihi eser satışı, kaçakçılığı da işlenmiş çok derin olmasa da. Söylediğim gibi bazı şeyler kurgusal değil. Bildiğim halde romanda okuyunca sinirlendiğim şeylerden biri de bu durumdu. İnez'e gelecek olursak, kızı boğmak istedim. Ciddi anlamda Apt.llığı o kadar canımı sıktı ki kitabı bırakacaktım az daha. Sonra bende bitmeden bitmez diyerek devam ettim. Hikayeye 9 puan verme sebebim sadece İnez'in saçmalıklarıdır haberiniz olsun. Bir yandan da çok üzüldüm herkes tarafından kandırıldım. Hele bir umutla evlendiği şahsiyet... Ben olsam affetmezdim. S.. Gitsin şero. Ama hikayenin finali kesinlikle tatmin ediciydi. Çok beğendim. Yazarın yeni kitaplarını hevesle bekleyeceğim. Dehşet ve ibretle tavsiye edilir!
Kütüphanenin SakladıklarıIsabel Ibañez · Artemis Yayınları · 202583 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 24. kitabı
Sevdiğinden vazgeçenlerin, devletinden vazgeçmediği bir hikaye Osmanlı... Kelle koltukta, yaşayamadığı sevdası yüreğinde serdengeçti Hazar. Yavuz Sultan Selim dönemine salt tarihi belgelerle ışık tutmak yerine polisiye bir tür içerisinde tadı damakta bırakacak bir hikaye... Nalbant Hazar'ın kal bile diyemediği sevdiği Hüma'yı kaybetmesinin ardından kendisini nasıl Osmanlı ordusuna adadığını, sonunda da uğruna canından vazgeçtiği sevdiğiyle karşılaştığı kale anlatılıyor... Padişahın öncüsü olarak geldiği kalede çözmek zorunda kaldığı cinayet ve arkasında çıkan Safevi casusluğu... Bu kale Hazar için geçmiş (Hüma) ve gelecek arasında yaşadığı ikilem. Sultan Selim'in Şah İsmail ile olan karşılaşması, Mercidabık, Ridaniye ve Mısır seferlerine de yer verilmiş. Peki sen Yavuz Sultan Selim'in hiç küpe takmadığını biliyor muydun? Yazar ulaştığı belgelerle bu gerçeğe ışık tutmuş.Yazarın kalemi bana daha önce okuduğum iki yazarın kalemini hatırlatıyor. Polisiyedeki ustalığıyla Ahmet Ümit, Osmanlı dönemi polisiye kurgusuyla İskender Pala'yı hissettim.Tarihin karanlık koridorlarına gerçeklik bozulmadan harika bir polisiye kurgusu yerleştirilmiş. Kaleminiz daim olsun. Biz de hep okuyalım
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202610 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 58. kitabı
Selam Size, @fatmaerdek kaleminden çıkan ve Ephesus Yayınları'ndan yayımlanan #erkenruyazamanlar ile geldim. Güvenin ve sevginin her şeyden önemli olduğunu, yanlış anlaşılmaların ise insanın hayatından yıllar çalabileceğini her satırında hissedeceğiniz duygu yüklü bir hikâye… Eser, mesleğe yeni başlamış, kendini kanıtlamaya çalışan genç bir gazetecidir. Bir gün tesadüfen çarpıştığı Nehir'e ilk görüşte âşık olur. Fakat Nehir sıradan bir genç kız değildir; çalıştığı gazetenin patronunun biricik kızıdır. Henüz 19 yaşında olan Nehir; hayalleri olan, duygularında ve hayat konusunda tecrübesiz, çevresinin etkisine açık genç bir fidandır. Eser, ondan uzak durmaya çalışsa da kalbine söz geçiremez. Aralarında filizlenen aşk, Eser'in kariyerini inşa etmek ve Nehir'e daha güzel bir gelecek sunabilmek adına gelen iş teklifini kabul etmesiyle zorlu bir sınava dönüşür. Giderken Nehir'den yalnızca onu beklemesini ister. Ancak araya giren mesafeler, yanlış yönlendirmeler ve Nehir'in genç yaşının verdiği tecrübesizlik, ikisini birbirinden uzaklaştırır. Yıllar sonra Eser, adı duyulan başarılı ve varlıklı bir gazeteci olmuştur. Nehir'in babasının emekli olmaya karar verip gazetenin yönetimini Eser'e teklif etmesiyle yolları yeniden kesişir. Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlık, yarım kalan aşk ve terk edilmişlik duygusu, Eser'in Nehir'e karşı sert bir tavır sergilemesine neden olur. Nehir'in yaşadığı gelgitler, Eser'in gururu derken ikisine de zaman zaman kızdım. Hatta "Aşkta bu kadar gurur olur mu?" diyerek ikisini de silkeleyesim geldi. İkisi de birbirlerinden uzak durabileceklerini sansalar da attıkları her adım, aslında birbirlerini ne kadar derinden sevdiklerini gösteriyordu. Sayfaları çevirirken "Artık konuşun, her şeyi açıklayın." demeden edemedim. Ve bir gün Nehir, içinde
2026 Okuma Raporları
Erken Rüya ZamanlarFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026285 okunma
İsabetli Distopya
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 312. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:50
Bu kadar kısa bir kitap için muhteşem bir distopik tasvir olmuş. Jack London ‘un pek bilinmeyen ama Covid salgınından sonra popülerlik kazanan kitabı 1910 yılında yazılmış ve 2013 yılında modern dünyayı yok eden bir salgını konu alıyor.Salgından sağ kurtulan çok az insandan biri olan profesör,yıllar sonra torunlarına salgını anlatıyor.İnsanlık çökmüş ve en ilkel haline geri dönmüştür.Profesörün anlattıkları,torunları için akıl almaz derecede abartılı geliyor.Kablosuz telefonlar,hava ve kara taşıtları,hatta profesörün mesleği bile torunları için bunamış bir adamın sayıklamaları gibi geliyor.Yazarın 2013 dünya nüfusu ve şehirlerin yaklaşık durumunu doğru tahmin etmesi ve gelecek tasavvuru inanılmaz tespitler olarak duruyor.Covid salgını sonrası artık gözümüze çokta distopik görünmeyen Kızıl Veba ürkütücü biçimde dünyamızı bekleyen yeni salgınları öngörüyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,9bin okunma
Ecdada ithafen
Puan vermedi·288 syf.··
2026 18. kitabı
İbrahim Kalın'ın ülkenin entelektüel simalarından biri olduğu aşikar. Yaşam öyküsü ve geniş bilgi birikimi ile gerçekten de okunması gereken bir şahıs. Bazı kişilerin bazı eserleri şüphesiz ki politika üstü okunması gerekir. Politik görüşlerin farklı olmasından dolayı herhangi bir yazarın eserlerine mesafeli yaklaşmak pek tabi tasvip edilecek bir durum olmaması gerekir. Dolayısıyla Kalın'ın kitaplarına da bu yönde yaklaşmak önemli. Bu esere kendimize yolculuk adı altında yaklaşmak gerekir. Nitekim kendimizi ve geçmişimizi okumadan inanın bana kişi özünü kaybeder kültürel asimilasyona da uğraması hiçten bile değildir. Gel özüne diyelim .. Kitap çeşitli formatlarda karşımıza çıkar. Açıkçası derleme bir eser olduğunu dile getirebiliriz. Kalın'ın zaman içinde vermiş olduğu röportajlardan tutun yaşamında bizzat şahit olduğu örnekleri de dile getirdiği bir eser. Velhasıl kelam kitap herhangi bir konu etrafında ilerleyen ve o konuyu açıklayan bir kitap değil . Kitabın ana düşüncesi isminden de anlaşılacağı üzere kişinin varoluşsal sancıları karşısında kendini araması ve bulmasıdır. Günümüz dünyasında insanda yoğun bir tatminsizlik mevcuttur. Ne yaparsa yapsın genel olarak bir huzursuzluk ile cebelleşmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji ise buna en büyük katkıyı sağlar. Katkı derken pek tabi olumlu anlamda değil. Bizzat olumsuzluk anlamında. Değişen dünya ve teknoloji karşısında kişi kendi özünü kaybedip aslına bakarsak klavye kişiliğine, instagram kişiliğine ,moda kişiliğine bürünmüştür. Bunlar tamamen karşı tarafa kendimizi, onun beğenisine susmaktan başka da bir şey değildir . İpotekli kişilik diyebiliriz belki de. O seni beğeniyorsa varsındır. Senin kendi özün seni karşılamıyor demektir . Dolayısıyla sürekli başkalarının bakışları için kişinin
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023757 okunma
hepimiz biraz deliyiz
10/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:16
Bu incelemeye biraz geç kalmış gibi hissediyorum cunku genelde kitabi okudgum gibi yazardım incelemeyi ama alıntı eklemekten şimdiye kaldi.Kitapta kesinlikle harika alıntılar vardi hangisini paylasacagimi secemedim. Her neyse kitabi anlatacak olursam kitap Ruth'un kız kardeşi için nedensizce endişelenmesi ve bu endisesini gidermek icin çocukluk arkadaşı Miss Marple'i kiz kardeşinin yaşadığı Sonygates'e gondermesiyle başlıyor. Bahsedilen kiz kardeş Carrie Louise biraz fazla İdealist,kocası da böyle olduğu için tahmin edin Sonygates'te bunların neyi var?Neyi olacak.Genç yaşta suca suruklenenler için bir islah evi.Yani bildiğiniz tımarhane artı yetimhane artı okul artı vakıf birleşimi bir şey.200 tane suclu cocukla yan yana yasadiginiz dusunun. Her neyse Marple buryaa geldiginde pek bir sorun gorwmiyor.Yani bir dunya deli ile ayni masada yemek yedigini saymazsak.Yani cidden herkes kacikti kitapta.Cinayet hemen islenmiyor,baya bir atmosfere alsinca oluyor.Cinayeti anlatmayacağım,kendiniz yaşayın istiyorum okuyarak. Bu kitaba gerçekten kalbimi bıraktım.Çok mukemmel otesi bir kitapti.Gerek karakterler,gerek olay orgusu,gerek alıntılar(birçoğunu paylaştım)Katil kirk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek biriydi.Her sayfada ayrı ters kose oldum.Ayrıca 213 beni mahvetti,gozlere toz kaçtı Kitap ile ilgili en tatlı bulduğum şeye gelecek olursak(bunu soylemeden edemeyeceğim.)Mufettis Curry'nin birini sorgularken kağıda kedi cizmesiydi.Tatli komasina girdim resmen.Yani kaç yaşında adam kucuk çocuk gibi kedi karaliyor.Çok tatlı,çok tatlı,çok tatlı.YERİM SENİ MUFETTİSCİK. Bu kitapta en sevdiğim çifti soylemek istiyorum.ALEX VE GİNA YANİ.Aslında çift bile değiller.Gina evli ve hiç belli etmese de(ona asilan herkesle çok samimi)kocasını seviyormuş(!)Alex de oyle iste ya.Benim kucuk
Zarif Bir Cinayet GecesiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2014641 okunma