- Çalışma hayatına katılan kadınların sayısı arttıkça, kendini güçlü hisseden kadın bunu sergilemeye başladı. Eşitlik ve özgürlüğünü, diğer çalışmayan kadınların gözüne sokarcasına üstelik! Oysa güçlü olmak, kendi ayakları üzerinde durabilmek algısal bir durum... Çalışmayan kadının buradan kendine bir eziklik çıkarması çok saçma. Ama işte kadınsal içgüdüler bunu kabul etmedi. Çalışmayanlar, çalışan kadınlarla rekabete girdi. Eşleri ve çocuklarını yönetme, onları kendi istediği gibi yönlendirme, kendi zevkine göre giydirme, kocasının karar alma yetisini gasp etme gibi eril davranışlar ile hem kendini hem eşini mutsuzluğa ittiğini göremedi. Yüz binlerce yıllık kadın-erkek kalıtımsal genleri buna uygun değildi çünkü. Kadınlar gün geçtikçe erilleşiyor ve bunun aksine de erkekler dişileşiyor. Daha korunmacı, daha pasif, karar alma noktasında tedirgin ve artık kendini eksik hissediyor. Bana muayeneye gelenlerin çoğunun rahatsızlığı tam da bu. İğdiş edilmiş erkeklikleri onları mutsuz kılıyor. Adam konuşurken, karısının gözlerinin daldığını, bir şey düşündüğünü anladı. "Ne oldu ne düşünüyorsun?" diye sordu. Kadın: - Her şeye rağmen, ben bilmek ister miydim, istemez miydim, onu düşünüyorum. Benim gerekçelerim elbette farklı. Örneğin, gurursuz olarak yaſtalanmamak için değil, sevdiğim için hiçbir tepki vermeyebilirim. Konforsal bir korkum olmaz biliyorsun, ihtirasları olan bir kadın değilim. Ama sanırım yine de bilmek isterdim.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
seyyar satıcılar ülkenin kaderini değiştirebilir sen güven bize anne çok sağlam gerekçelerim var nohutlu pilav satan biri ne kadar vicdansız olabilir?
Sayfa 38 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
TÜRK MÜZİĞİNİN TEMEL MESELELERİ...
Öncelikle bir gerçeği ortaya koymak gerekiyor: Ben bir müzisyen değilim. Ne bir enstrüman üzerinde doğru dürüst tecrübem var, ne de kendimden başka kimseye şarkı söyleyebilecek sesim. Hattâ bir “musikîşinas” da sayılmam. Derin bir müzik kültürüm, notadan anlarlığım, makam usûl bilirliğim falan yoktur. Yalnız, milyonlarca insan gibi, kendi hâlinde bir müzik dinleyicisiyim. Öyleyse sorabilirsiniz: Ne bir müzisyen, ne bir musikîşinas, sadece kendi hâlinde bir müzik dinleyicisi olduğun hâlde, hangi yüzle çıkıp da “Türk müziğinin temel meseleleri” gibi üstüne vazife olmayan bir işe soyunabiliyorsun? Şöyle gerekçelerim var: Birincisi, Türk müziğinin aslî meseleleri, bir kısmıyla müziğin içinden gelmeyen, ideolojik diyebileceğimiz meselelerdir ve bunları anlamak ve değerlendirmek, benim görevimdir… **İkincisi, Türk müziğinin kendi içinden gelen meseleleri, Türk müziğini bilen işin erbabınca tesbit ve teşhis edilen meselelerdir ki, bunların seslerini duymak, dertlerini anlamak ve hâllerine tercüman olmak da benim görevimdir. Zaten müzisyenlerimiz, Türk müziğinin temel meseleleriyle ilgili fikirleri sorulduğunda, ideolojik sıkıntıları dile getirmekte yahut getirmeye çalışmaktadır. Kültür ve sanat iklimimizi kuşatan anarşi ve kakafoni bulutları, ancak sahici fikir gözüyle tesbit ve sahici fikir hamlesiyle izâle edilebilir. Bu meseleler, tarihî inhitat devremize bağlı bir biçimde ortaya çıkmışlardır. Bir çoğu ırkçı mütefekkir Ziya Gökalp’in Türk müziğini “gayrı millî” ilân etmesine bağlı olarak, siyasî mahfiller tarafından üretilmiştir. “Müzik devrimi” adı verilen zorbalık eseri, bir müddet Türk müziğinin toplum plânında çalınması ve söylenmesi suç sayılmış, sonraki 50 yıl boyunca da eğitimi yasak olup gazino ve meyhânelere tıkılmış, hâsılı Türk ruhunu yok etme asırlık
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 2, Nisan 1996, Feyyaz Aksakal imzasıyla) "TÜRK MÜZİĞİNİN TEMEL MESELELERİ"
Akademya Yazıları
«Harekete geçmeme neden olan şeyin beni özerkliğimden yoksun bırakan veya yoksun bırakmakla tehdit edenlerden kişisel intikam alma güdüsü olduğunu vurgulamalıyım. Felsefi veya ahlaki gerekçelerim olduğu iddiasında değilim.»
Sayfa 275
Edebiyat
"benim varsayımlarım bunlardır, doğru varsaymak için gerekçelerim sağlamdır, eğer yeterli vakti ayırırsanız bu varsayımlar sizi sevinçli bir hakikate vardırır..."
Sayfa 20
Hangi sevdâdır sebep olan, Hazîran güneşinde üşümeme?
Bazı şeyleri yaparken çok akılcı gerekçelerim olmayabilir bir süredir
Sayfa 32
Alıntı