Gidecek olan gelmemeli, gelen gitmemeli...kalana yazık oluyor :(
Peki ya geldikten sonra giderse!? Hayır hayır, bunu düşünmemeliyim. Çünkü bir gelişin heyecanı ne derece dayanılmaz ise geldikten sonra gidişin azabı o derece ürkütücüdür.
Sayfa 236·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsan, tanıdığı, bildiği yerlerde ölmek istiyor. Yere düşerken, gözlerini yumarken, toprağa başını yaslarken etrafinda bildik yerler, tanıdık yüzler olsun istiyor. Hangi kapıyı çalsa mütebessim, müşfik bakışlarla içeriye buyur edecek, bir bardak su, bir bardak çay ikram edecek ve hiç yabancılamayacak yüzler. Çok uzak yerlerden eve dönmenin tatlı telaşı gibi olsun istiyor ölüme yürürkenki telaşı. Gidiş değil de dönüş bavulunu hazırlar gibi düşünmek istiyor. İnsan, aşina olduğu sesleri duymak istiyor ölüme yakın; teselli veren, tanıdık sesler.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dünya bir imtihan yeridir. Buranın ebedi bir yurt olmadığı her aklı başında insanın malumu . Kaldı ki insan , bu durumu nerdeyse her gün çeşitli vesilerle görür . Her ölüm , her gidiş insana , burada kalıcı olmadığını söyler hakikatte.
Aydınların umurunda değildi köy, köylü. Herkes kendi gemisini yüzdürmeğe bakıyordu. Netekim, eninde sonunda yıktılar köy enstitülerini. Daha çok sayıda Hasan Âli Yücellerin bulunmaması yüzünden oldu bu iş. Değilse, yıkılacak kurumlar değildi. Türk köylüsü on beş - yirmi yıl içinde okutulup uyandırılacaktı. Çalışması, yaşaması değiştirilecekti. Atatürk'ün istediği uygar Türkiye, en kısa zamanda, en ileri şekliyle yaratılacaktı. Olmadı. Ağaların, imamların, politika tüccarlarının işine gelmedi bu gidiş.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Alıntı
Oysa yok olmak başka ölmek başkaydı... Birinde insanın yaşamındakilerin yokluğu kesin olsa bile kendi olma hali sürüyordu. Fakat diğerinde, ölümde öyle değildi yada ölüm farklı bir gidiş farklı bir yok oluştu...
Yuvanın iki çizginin kesiştiği nokta olduğunu söyler -dikey ve yatay. Dikey düzlemin bir ucunda gökyüzü ya da üst dünya, öteki ucunda ölüler alemi bulunur. Yatay düzlem bu dünyadaki gidiş-geliş, sürüp giden trafiktir- kendimizin ve kaynaşıp duran diğerlerinin trafiği. Yuva, düzenin kurulduğu yerdir. Her şeyin, yaşayanların ve ölülerin düzene girdiği, ataların ve evin mevcut sakinlerinin ruhlarının birleştiği, bütün o gidiş-gelişlerin kesişip durulduğu, durduğu yer.
Sayfa 60 - Sel Yayınları·Kitabı okuyor