O YOLDA
Geliyor sandığım gidiyor çıktı, Başlıyor umduğum bitiyor çıktı, Üstüne-üstüne gittim, ne gidiş, Altına-altına iniyor çıktı. Uyu büyü dendi, düşüme gittım, Haydi işe dendi, işime gittım, Yaşa yaşa dendi, yaşıma gittım, Yendiğim sandığım yeniyor çıktı. Bozguna benzeyor, saklasam olmaz, Eskiye yeniden başlasam olmaz, Yakıştırsam olmaz, yazmasam olmaz, Maviye boyadım, baktım mor çıktı. Sapsarı saçlarım vardı, aklaştı, Anılar üstüste bindi yükleşti, Bir büyük oyunun sonu yaklaştı, Tüm yanan ışıklar sönüyor çıktı. Gözünde bir ışık, çağırıyordu, Beşikte bir çocuk, bağırıyordu, Öyle bir düğündü, çan çalıyordu, Gel çanı sandım git çalıyor çıktı. Kimler kimler yoktu bizim kervanda, Birer birer indi hepsi bir handa, Savrulduk sap saman biz bu harmanda. Bir gidiş yoluydu, dönüyor çıktı.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Korkud'un asla hayırlı bir olamayacağı o zamandan belliydi. Zira hayırlı olacak çocukların amin alayında melekler de olurdu ama Korkud'un mektebe gidiş merasiminde ilahiciler hortuma kapılıp uçtuğuna, amincilerin üzerine yıldırım düştüğüne göre, meleklerin o gün orada olduğunu söylemek mümkün değildi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölümün yalnızlığı yoktur ama; ölüm, bir başına yalnızlıktır.
Gece gece yatak yalnızlıkları vardır bu yüzden, masa yalnızlıkları vardır sandalye sandalye, mutfak yalnızlıkları, düş yalnızlıkları ve gülüş ve iş ve bakış ve söyleyiş ve susuş, hatta park, cadde ve duruş, sonra dökülüş, sonra yerlere kadar bükülüş ve gidiş geliş ve yöneliş yalnızlıkları vardır.
Sayfa 84 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
O YOLDA Geliyor sandığım gidiyor çıktı, Başlıyor umduğum bitiyor çıktı, Üstüne üstüne gittim, ne gidiş, Altına-altına iniyor çıktı. Uyu büyü dendi, düşüme gittim, Haydi işe dendi, işime gittim, Yaşa yaşa dendi, yaşıma gittim, Yendiğim sandığım yeniyor çıktı. Bozguna benzeyor, saklasam olmaz, Eskiye yeniden başlasam olmaz, Yakıştırsam olmaz, yazmasam olmaz, Maviye boyadım, baktım mor çıktı. Sapsarı saçlarım vardı, aklaştı, Anılar üstüste bindi yükleşti, Bir büyük oyunun sonu yaklaştı, Tüm yanan ışıklar sönüyor çıktı. Gözünde bir ışık, çağırıyordu, Beşikte bir çocuk, bağırıyordu, Öyle bir düğündü, çan çalıyordu, Gel çanı sandım git çalıyor çıktı. Kimler kimler yoktu bizim kervanda, Birer birer indi hepsi bir handa, Savrulduk sap saman biz bu harmanda. Bir gidiş yoluydu, dönüyor çıktı.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Şiir
İstanbulda bir yerden bir yere gidiş midir peki
"Günlerim hep yolculuk etmekle geçiyor. İșin bu yanı, mağazadaki asıl masabaşı işine oranla çok daha yıpratıcı, üstelik yolculuğun benim için bir de aktarma trenlerin peşinden koşmak, düzensiz ve kötü yemeklere yargılı olmak, insanlarla sürekli değișen, asla süreklilik kazanamayan, hep içtenlikten uzak ilişkiler kurmak zorunluluğu gibi sıkıntıları da var."
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Alıntı
Kalırsam, kalışımda bir gidiş; gidersem, gidişimde bir kalış olacaktır.
Aşk