Kırdığı şeyi tamir etme gücüne sahip olmayan bir çocuğu bozmanın ne anlamı var? Git ve daha fazla günah işleme...
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Roman-Edebiyat
Çok iyi
bebek geliyordu. babam tulumunu giydi. ''sen. aşağı in ve su kaynat.'' ''neden?'' ''ne diyorsam onu yap.'' hareket edemiyordum. bu durumda su kaynattıklarını biliyordum, ama ne yaparlardı sıcak suyla? ''onu hastaneye götürmeliyiz.'' ''sıcak su'' dedi babam. çaydanlığı kapıp yukarı götürdüm. joyce odasındaydı; kürk mantosuna sarılmış, ayağında terlikleriyle yatağına oturmuştu. babam çaydanlığı elimden kaptı. ''arabayı garajdan çıkar, evin önüne getir.'' çaydanlıkla banyoya gitti. peşinden gittim. ne yapacağını görmek istiyordum. ''git, arabayı evin önüne getir,'' dedi yine. durdum öylece. abruzzia yöntemlerini joyce'un üzerinde denemesini istemiyordum. dolaptan bir şişe konyak çıkardı, bir su bardağına bolca koydu, üstüne sıcak su ilave edip karışımı ışığa doğru tuttu. ''ne yapıyorsun?'' ''sence ne yapıyorum?'' içkiyi bir dikişte midesine indirdi. ''ha-a-a!'' dedi. ''şimdi kendimi daha iyi hissediyorum. yürüsene!''
Sayfa 108·Kitabı okudu
Reklam
Yalınkat adamlar kalabalık adamlar En yalnız kadınlara söz arasında Ya da boş gözleriyle aralıksız En kötü sevgilerini sunuyorlar – Bana gel sonra git bana gel
Alıntı
Ben git dedim,dedim ama sen işitme... Gel!..
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Alıntı
Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir. Necip Fazıl Kısakürek
Aksinya, Astakov’ların ailesine, evin genç hanımı olarak katıldığı gün hava çok soğuktu, buz tutmuş yollar ışıl ışıl parlıyordu. Eğlentilerin ertesi günü, bir kadın hastalığı yüzünden iki büklüm kalmış, uzun boylu bir kadın olan kaynanası Aksinya’yı sabah kaldırıp doğru mutfağa götürdü ve laf olsun diye şunun bunun yerini değiştirirken bir yandan da şöyle dedi: “Bak sevgili kızım, seni sevişesin ya da yatakta yatasın diye almadık. Hadi git inekleri sağ, sonra da yemek hazırla. Ben hem yaşlı hem de hastayım. Ev işlerini sen üstleneceksin, sana düşer bu.”
Reklam
Reklam