“Şu telaşlarım bir bitse diyorum. Belki uzaklara giderim. Çoktandır gitmek istediğim yollar var.”
Nazlı Eray
20 yaşım, seni yaşarken, bu dünyada yepyeni bir insan olduğumu bilmiyordum. Bu bence bir gencin bilmesi gereken en önemli şey. Gençlik, yaşamamışlık, tecrübesizlik, cesaret... Her şey 20 yaşın içinde var. Hayata bir füze gibi atılmak, hatalar yapmak, onlardan dönebilmek veya bir süre öyle yaşayıp gitmek... Bütün bunlar 20 yaşın ruhuma vurduğu damgalar.
Sayfa 208 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsan bazen de biri peşinden gelsin diye çekip gider. Ama o peşimden gelmedi, hatta iyice uzağa gitti. Peşimden gelmeyenleri hiç sevmem ben.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Keşke insanlar da kitaplar gibi olsalardı. Bir romanın yarısına gelip de beğenmediğinizi fark ederseniz onu bir kenara bırakıp yenisini bulabilirdiniz. Aynısı filmler ve diziler için de geçerliydi. Öyle yaphnız diye kimse sizi yargılamazdı, vicdan azabı duymazdınız, siz söylemek istemediğiniz takdirde kimse bilmezdi bile. Ama insanlar söz konusu olduğunda sonuna kadar gitmek zorunda kalırdınız ve ne yazık ki herkes sonsuza dek mutlu yaşamazdı.
Kötü bir gelecekti bu: Şimdi İŞE GİTMEK gibi bir sapkınlıkla karşı karşıyaydı.
Ben de o kadar seviyorum ki sevdiğim insanı, onunla konuşmak, derdine acısına üzüntüsüne ortak olmak paylaşmak, onunla her şeyimi ortak paylaşmak, üç yıl oldu, saçlarını okşamak, ona her şeyimi vermek, o kadar seviyorum ki, yardımcı olmak, doya doya sevmek okşamak, bir mutlu sakin bir güzel yuva kurmak, çocuğu olmak, baba olmak, kısaca ona her şeyimi vererek daima her şeyimi ona adamak ona bakan bütün gözler yalnızca sadece ben olmak, el ele kol kola dolaşmak çocuklar gibi, işimiz bittikten sonra sinema tiyatro konser plaj seyahata gitmek, oynamak, eğlenmek, gezmek, (Ben bu adama karşıyım) Onunla mutlu anılarımız oldu (yalan), çok mu çok sevdim (sevmek sana ait bir şey, anı filan değil). Onu deliler çılgınlar gibi dünyalar kadar çok mu çok (peki anladık) seviyordum, ona âşık olmuştum, güzel gözlerine âşık olmuştum, o kadar güzel gözleri vardı ki hayat vardı sanki gözlerinde (elbette olacak) yaşama gücümü kuvvetimi arzumu ondan alıyordum. Her şeyimi ona açık tarafından yazdım. Tam 4 yıl bıkmadan usanmadan yemeden içmeden uyumadan durmadan dinlenmeden daima kafamı taktım ona. Hiç bir engel tanımadan alacağım sevgilimi (bunu kime söylüyorsun acaba?) Hiç kimseyi dinlemedim bu hususta (her şeye rağmen seninle karşı karşıya gelip konuşmak isterdim açıkça mertçe Türkçe)..
Sayfa 129 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam