SENA
elim ayağım sen gittin yağmurun sürdü sonra denediğim taş çarşıları oldu dünyanın sabır bitkileri kırk uykusunu uyuduğum doğu kırk yolunu yürüdüğüm sokak hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin ben dik gölgem kambur bu leke başka Seyyidhan Kömürcü
Nefha
Sen olmasan gölgem bile benden çekilir, Bir tebessümünle hazan bağım bahar olur
Duygu ve Düşünce
Reklam
Tozlu Bir Zamanı Taşıyan Cebimde yıllardır taşıdığım birkaç kelime vardı, Bir de içime çökmüş ağır bir taş. İkisi de sessizce düştü Ömrümün dibini göremediğim kuyusuna. Uzun süre ses çıkmadı. Sonra halkalar büyüdü suda, Büyüdükçe sustum. Bir çocuk geçti yolun kenarından. Yüzünü çıkaramadım. Belki adını da biliyordum bir zamanlar, Şimdi hiçbir şey kalmamış. Pencereleri zorlayan şey rüzgâr değildi. Bunu sonradan anladım. İnsanın içine bazen ansızın dolan O kocaman boşluktu. Uzakta bir kapı gıcırdadı. Kimse yoktu evde. Yine de biri geçmiş gibi geldi; Bir odadan ötekine taşınan yalnızlık belki. Eğilip suya baktım. Gölgem dağıldı yüzeyde. Su bile yorgundu sanki, Durmadan akıp gitmekten.
Şiir
Hüzün kovan kuşu
"Dışım içimden gelir Yani gölgem kendimden Aşktır ölümden güzel olan Bak ve gör yaşam düşlerdedir." 🐦🌿🤍 youtu.be/5LxtB1A_t6s?si=...
Müzik
“elim ayağım sen gittin yağmurun sürdü sonra denediğim taş çarşıları oldu dünyanın sabır bitkileri kırk uykusunu uyuduğum doğu kırk yolunu yürüdüğüm sokak hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin ben dik gölgem kambur bu leke başka "
BABA!
Gölge olamadım bir evlada... Gölgem de göçtü gitti şu dünyadan. Köşeme çekildim, şansı hâlâ avucunda olanların somut sevgi gösterilerini izliyorum. Kıskanmadan fakat içim çekilerek, imrenerek... Benim de şu cihanda payıma düşen, babalar gününde ve diğer tüm günlerde özlemmiş.
Reklam
Reklam