Gönderi

Eril Tahakküme Başkaldırı: Arayışlar
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 117. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2021 10:44
''Erkekler mi, öff! Kaçasım geliyor. Niçin onların istediği her şeyi yapasın ki?'' (sf. 11) Kadınlara soruyorum: Bir erkeğe kayıtsız şartsız teslim olup onun tahakkümü altına girmek mi? Yoksa kendi ayaklarının üzerinde durup isteklerinin doğrultusunda bir aşk yaşamak mı? Rus asıllı psikanalist ve yazar olan Lou Andreas-Salomé de tam olarak bu konuyu işliyor aslında Arayışlar adlı eserinde. Andreas-Salomé, henüz küçük yaşlarında felsefe ve teoloji dersleri alarak kendisini ve düşünsel dünyasını geliştirdi. Ardından Zürich Üniversitesi’nde teoloji ve sanat tarihi okuyan Andreas-Salomé döneminin önde gelen entelektüel kadınlarından biri oldu. 21 yaşında Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin evlilik teklifini geri çeviren, şair Rainer Maria Rilke, yazar Lev Tolstoy ve ünlü psikanalist Sigmund Freud’la da yakın ilişkileri bulunan Andreas-Salomé, aykırı duruşuyla ve özgür benliğiyle zeki ve entelektüel bir kadın olarak erkeklerin baskın olduğu dünyaya ismini kazıdı. Hatta Freud kendisinden şöyle söz eder: ‘’Korkunç bir zekâ... Onun yanına yaklaşan herkes, varlığının samimiyetinden ve uyumundan çok güçlü bir biçimde etkilenirdi; kadınlara özgü zaafların hiçbirinin hatta insani zaafların bile çoğunun onda bulunmadığını, yaşamı boyunca bunları aşmış olduğunu fark ederdi.’’ Başkahramanımız Adine toy dönemlerinde kuzeni Benno’ya âşık olur ve hayatının temel taşlarının, yaşamının biricik amacının Benno’dan ibaret olduğunu düşünür. İkisi de birbirini sevdiğini düşünmektedirler ve nişanlanırlar. İlerleyen zamanlarda fikirler de olgunlaştıkça, ressam Adine içindeki ‘’ben’’ olma arzusunu durduramaz ve her zaman hayalini kurduğu sergisini açmaya karar verir. Bu tavrıyla işlerin rengini değiştirir, çiftimiz bazı konularda fikir ayrılıkları yaşamaktadırlar artık. Zaten asıl verilmesi istenen mesajlar da bu anlardan sonra gün yüzüne çıkar. Ressam kişiliği, sanatçı ruhu ve eril düzene karşı verdiği mücadele ile öne çıkan Adine ve yine feminist bir yazar olan Virginia Woolf’un Deniz Feneri adlı kitabındaki kadın ressam Lily Briscoe’yu aşırı bir şekilde benzettim. O eserde de Lily’nin karakteri maskülen mantığın ve feminen sempatinin birleştiği bir oluşum olarak karşımıza çıkıyordu. Hem Adine Hem de Lily Briscoe, erkek egemen toplumda kendi benliklerini arayışları içinde keşfederek, ruhlarının peşinden koşarak tüm kadınlara muhteşem birer örnek teşkil ediyor. Okumayanlar varsa Woolf’un Deniz Feneri eserini de şiddetle tavsiye ediyorum. Woolf, okuması biraz zordur fakat okuyan için müthiş bir deneyimdir, emin olabilirsiniz. ‘’Acınası biri olarak yaşamak ölüm gibi bir şey, öyle değil mi?’’ (sf. 38) Ataerkil bir toplumda kadına biçilmiş roller, kadının evlilikteki ve toplumdaki yeri, kadın bireyin içindeki gücünü keşfetmesi ve bağımsızlığı kitapta Andreas-Salomé tarafından işlenen konulardan sadece birkaçı. Gabriele karakteri ve onun düşünceleri bana göre Salomé’nin kişiliğinin ve karakterinin can bulmuş haliydi. Özellikle Adine’in annesi, kadının geleneksel rolünü temsil ederken Gabriele ise daha modern ve feminist kadını temsil ediyor. Gabriele’in ağzından dökülen şu cümlelere bakarak eserde geleneksel kadın rolünün artık yıkılması gerektiğinin nasıl tartışıldığını rahatça görebiliriz: ''En küçük memurundan tut, subay çevrelerine kadar hâlâ hepsi kibirli, azametli ve dar görüşlü. Konumlarına göre görüntü değişiyor sadece, içerik aynı. Bizim artık annelerimiz ve büyükannelerimiz gibi düşünmediğimiz içlerinden birinin bile aklına geliyor mu sanıyorsun? 'Efendim aşağı, efendim yukarı' diye etraflarında dönüp duran kadınlardan değil de artık kendi kendimizin efendisi olduğumuzun, kısacası eski kölece anlayışları rafa kaldırdığımızın farkındalar mı sence?'' (sf. 32) Yazarın dili ve çevirisine gelecek olursam; Lou Andreas-Salomé betimlemeleri ve kullandığı sembolizm ile psikanalist kişiliğinin yanında epey de kuvvetli bir edebi yönünün olduğunu kanıtlar nitelikte adeta bu kitapta. Kısacık bir kitaba kocaman bir anlamlar dünyası yüklüyor Salomé. Türkiye İş Bankası Yayınları’nın Modern Klasikler Dizisi’ne ait olan Arayışlar’ın çevirmeni ise İlknur İgan . Temiz ve başarılı bir çeviri okuduğumuzu söylemek pek mümkün, kendisine bu inceleme yoluyla teşekkürlerimi sunmak isterim. Aynı zamanda yayınevinden çıkan diğer Salomé kitapları: Ruth, Feniçka ve #k:298100. Bu eserlerin çevirileri de yine İlknur İgan’a ait. Bana göre Andreas-Salomé döneminin zorluklarına ve kısıtlamalarına rağmen kadının sesini gür bir şekilde çıkarabilmiş, çağının ötesinde bir yazar. Bu söylediğimin ‘’mansplaining’’ olarak algılanmasını istemem fakat TÜM KADINLAR ARAYIŞLAR’I OKUMALI VE İÇİNDEKİ CEVHERİ FARKETMELİ. Daha sonrasında herkesin okuması gereken bir kitap ve yazar, okuyup bakış açımızı değiştirelim, sığlığımızdan kurtulalım. Bizi zora sokan, özgürlüğümüzü ihlal eden ve benliğimizi bulmamızı istemeyen her ne var ise karşısında dimdik durmalıyız. Stefan Zweig’ın Mecburiyet kitabında sayfa otuz üçte bulunan hiç unutamadığım bir söz vardır: "İçinde bir şeyler hayır diyorsa, sen de hayır demelisin." Hayır diyebilenlere, kendini, benliğini, özgürlüğünü arayan herkese selam, sevgi ve saygı ile, Keyifli okumalar.
Edebiyat
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
··
1 +1'leme
·
15,5bin Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sevgili kadınlar, Üzerinizdeki eril tahakküm hakkında fikir edinmek isterseniz, lütfen bu incelemeyi okuyun. Sonra bir kere daha okuyun.Tebrikler, sistemden bir kere daha nefret edebilirsiniz :D
Kayaberk İpek
Gönderi Sahibi
Salt nefretten ziyade harekete geçmeli, değişim şart. :)
İnceleme yazdığınızı görünce kayıtsız kalamayıp okuyorum ;)) Asıl olması gerektiği gibi. ✌🏻 Nietzsche 'den aşina olduğumuz Salome, kadınları temsil eden bir tanrıça gibidir benim nezdimde.. Ve atıfta bulunduğunuz Deniz Feneri kitabının ressam karakterinden sonra bu kitabın da okunulması için bir merak uyandırdı. Evet kolay bir kitap değildi, ama biraz olsun Woolf kalemine aşina isek, okumalar da keyifle ilerleyecektir. Kaleminize sağlık.. 🍀
Kayaberk İpek
Gönderi Sahibi
İnceleme yazma hevesimi diri tutan yorumlardan biri daha. :)) Dediğim gibi Adine ile Lily Briscoe çok benziyorlar. Adine daha önce yaratılmış tabii Lily'den. Woolf belki de bu kitabı okuyup esinlenmiştir kim bilir? Her iki kitap da mutlaka okunmalı. ^^ Teşekkür ediyorum yorum için.🌸
Gerçekten kitabı çok güzel anlatmışsınız. Elinize sağlık <3
çok güzel bir inceleme olmuş ✍🏻
Kayaberk İpek
Gönderi Sahibi
teşekkür ederim 🙏🏻