Gönderi

Duygu dünyanızı zenginleştirip hayata bakış açınızı değiştirecek 10 kitap önerisi ve incelemeniz için linkleri: 1-Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery Küçük PrensKüçük Prens 2-Uçurtma Avcısı-Khaled Hosseini Uçurtma AvcısıUçurtma Avcısı 3-Serenad-Zülfü Livaneli SerenadSerenad 4-İçimizdeki Şeytan- Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytanİçimizdeki Şeytan 5-Posta Kutusundaki Mızıka –A.Ali Ural Posta Kutusundaki MızıkaPosta Kutusundaki Mızıka 6-Mor Mürekkep- Nazan Bekiroğlu Mor MürekkepMor Mürekkep 7-Çürümenin Kitabı- Emil Michel Cioran Çürümenin KitabıÇürümenin Kitabı 8- “miş” gibi yaşamak- Tolga Bahçeci “-miş” Gibi Yaşamak“-miş” Gibi Yaşamak 9-İnsanın Acısını İnsan Alır- Şükrü Erbaş İnsanın Acısını İnsan Alırİnsanın Acısını İnsan Alır 10-Martin Eden-Jack London Martin EdenMartin Eden
Edebiyat
··
1 +1'leme
·
1.867 Gösterim
18 Yorum
Posta kutusundaki mıZıka ve miş gibi yaşamak harika kitaplar bence ilk iki de olmali
Okuduklarım arasından ilk beşe alacağım kitapların hepsini bu listede görmek çok güzel şimdi okuduğum kitap miş gibi yaşamak da bu listede yerini almış ve çok yerinde diğerlerini de enkısa zamanda okuyacağım
Bu listeyi hazırlayan adamın az kitap okuduğu nasıl da belli.. Herkesin diline dolanan son zamanların popüler kültür kitaplarının listesi bu sadece (martin eden hariç). biri de çıksın ağızlara sakız olmamış , tarihin derinliklerinde bulunmayı keşfedilmeyi bekleyen eski ve şaheser bir liste hazırlasın da sarsılalım biraz böyle kitaplar da varmış diye
Aynen tam da böyle. Abartmayi seviyoruz ülkecek. Kitaplar kötü değil zaten de başlıktaki iddiayı tasiyabilmeleri mümkün değil.
Reklam
"Serenad" ve "Posta Kutusundaki Mızıka" kitaplarını gördükten sonra ciddiye almadığım liste...
"Serenad" bana sadece bir hikâye anlattı ve bunu yaparken oldukça basit bir dil kullandı... Duygu dünyamı zenginleştirmedi ve farklı bir bakış açısı da katmadı bana... Bir eser kişinin bilinmeyen tarafına ayna tuttuğunda veya görmek istemediği benliğini yüzüne vurduğunda veya şiir gibi anlaşılmaz olup herkesin kendi ruh haline uygun bir parçayı koparıp oradan istediğini aldığında yeni bir şeyler katar insana... Sokaktaki çocuğun konuştuğu seviyede ve basitlikte bir dil kullanarak, herkesin aynı şeyleri anladığı cümlelerle nasıl duygu dünyası zenginleşiyor merak ediyorum... Keza "Posta Kutusundaki Mızıka" kitabı da öyle... Zaten yazar her gün bir bölüm yazacam diye kendini şartlandırmış ve bazı günler bir şey bulamayınca bariz saçmalamış... Uzun sözün kısası çerezlik eserlerle edebi eserleri karıştırmamak gerekiyor...
Listeyi kendim hazırlamışım gibi hissettim :) teşekkürler
dilara mutlu
Gönderi Sahibi
Iyi okumalar:)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.