Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
Senin bana gelişin günler içinde Bir su serinliğidir olsa olsa İnce kırılışlarla güneşin altın kanatlarından Ağustos topraklarına dökülen İçtikçe susuzluğumu artırır gülüşün...
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yüzün de olmasaydı Dünyayı yumuşatan o yaz bulutu gülüşün Günlerim neye benzerdi, ya ömrüm? Karanlık bir mahzende soluk bir resim Rutubet, toz ve küf kokuları içinde Eskir eskir eskirdi...
1000Kitap
Ve ben seni sevdiğim zaman Bu şehre yağmurlar yağdı Yani ben seni sevdiğim zaman Ayrılık kurşun kadar ağır Gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın Yine de bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet Bir adın kalmalı geriye Bir de o kahreden gurbet Beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç...
Bir şeyler önceden bilinen anlamlarını ansızın yitirecek ve önceden belirlendiği sanılan sıralarından çıkacak oldu mu bizde gülme duygusu uyandırır.demek ki aslında gülmek şeytanın etki alan alanına giren bir şey.gülme de uğursuz bir yan var. bir şeyler sanıldığından çok değişik biçimde birden şekil değiştiriveriyor ama öte yandan insanı hafifleten iyileştirici bir yanı da var. bazı şeyler bize sandıklarından daha hafif görünmeye başlıyor. bizi daha özgürce yaşamaya bırakıyor o sert ciddiyetlerinin ağırlığı altında gezinmemizi önlüyor.
Babalar Günü
Babalar Günü geldi… Ben yine anıların kapısını çaldım. . Mezar taşına değil, Hatıralarına sarıldım, hafızamın sararmış albümünde seni arıyorum. Albümdeki siyah beyaz resmin, hayatımın en renkli günlerini hatırlatıyor bana. . Ben senin gülen yüzünü özledim. Babalar Günü geldi… Bir ölümün sessizliği değil, . Pazar sabahlarının o eski neşesi düştü aklıma. Kapıdan girişin, gülüşün, üzerimi örtüşün, sofrada oturuşun. . İnsan bazen bir sesi özlermiş en çok. Ben senin oğlum diyen sesini özledim. Ben senin üzerime sinen kokunu özledim.