Güler K., bir alıntı ekledi.
45 dk.

İnsanoğlu kendini aşırı ciddiye alıyor. Dünyanın işlediği ilk günah budur.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 52)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 52)
HeRZe, bir alıntı ekledi.
57 dk. · Kitabı okuyor

Bedenin doğası ile toplumun ahlakı arasında soluk almanın ete kemiğe bürünmüş zorluğuydu...
İçine günah karışmamış bir sevinç gösterebilir misin?

İnsanın Acısını İnsan Alır, Şükrü Erbaşİnsanın Acısını İnsan Alır, Şükrü Erbaş
Emrah, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kutsal
Şeytan bir günah işleyeceği zaman işe önce günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 40 - Kırmızıkedi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 40 - Kırmızıkedi)

Garip ve komik...
Anlamlı ve ilgi çekici
Gerçek ve büyüleyici...
Günah ama tatlı...
Yasak ki huzur
Cehennem ve Cennet...
...
K.TATAROĞLU

Bolahenk, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

İçine günah karışmamış bir sevinç gösterebilir misin, dedi.

İnsanın Acısını İnsan Alır, Şükrü Erbaş (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)İnsanın Acısını İnsan Alır, Şükrü Erbaş (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)
@bidolukitappp, Cennet'i inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Eminim ki herkes Cennete gitmek ister, ama kimse ölmek istemez. Belki de en büyük sorunumuz budur. Her şeyi olsun isterken her şeyi kaybetmek. Madem ki Tanrı, kendini insanlarda hayvanlardan, hayvanlarda da bitkilerden daha fazla gösteriyor; o halde tüm bu nefsani arzuların sorumluluğunu ona yükleyebilir miyiz? Elbette hayır. Bu sınırı aşmak olurdu. Hayır, biz sınırı aşanlardan değil sadece sorgulamayı sevenlerdeniz. Sorgulamak da zorundayız. Kainatta yaradılmış her şey Tanrı’dan gelir. Ve eğer Tanrı iyiyse -ki öyle kabul ediyoruz- o zaman yaradılanların iyiye, doğruya susamış olmaları gerekmez mi? Peki ama bunca cehennemlik günah neden işleniyor? Bu da bizi tek bir kader olamayacağı sorunsalına götürüyor. Eğer tek bir kader varsa bu insanların cehenneme gideceği zaten yaradılmazken belliydi ve sorumlusu Tanrı demek zorundayız. Eğer tek bir kader yoksa ve birden fazla kader var ise yalnızca Allah’ın bildiği bu kaderlerden herhangi birisini, yaptığımız seçimlerle kendimiz belirliyoruzdur. Bunun da sorumluluğu tamamen bize ait oluyor. Evet bazen gitmemiz gereken yoldan gitmek zorunda bırakılmış olabiliriz. Yalancı zevklere uyarak dünyaya meyletmiş, Cenneti ıskalamış olabiliriz. Ama bütün günahlarımızdan sıyrılabilirsek Tanrıya benzeyebilir ve Cennetde onunla buluşabiliriz. Varoluşçu felsefi akımlara göre insanın önceden belirlenmiş bir doğası yoktur. İnsan var olduktan sonra kendi doğasını kendisi belirler. Hobbes’a göreyse insan doğuştan kötücül tasarlanmıştır. Hangisi haklı bilmiyorum. Ama insanın insan olduğu sürece cennetde bir yeri olacağına inanıyorum. Eğer özgür iradeye sahip varlıklarsak o zaman bu kötülüğü Tanrıya mal edemeyiz. Bize Tanrı tarafından bahşedilen özgür irademizi yanlış yorumluyoruz. Kötülüklerin kaynağı aslında gene özgür irademiz. Dünyadaki kötülükleri ortadan kaldırırsak o kötülükleri yok eden iyilikleri de ortadan kaldırmış oluruz. Peki bir de başka bir pencereden bakalım. Cennetde hizmet etmektense Cehennemde hüküm sürmeyi tercih eder miydiniz? Eğer böyle bir seçim yaparsanız Şeytan’ın yapabildikleri karşısında önce şüphe eder sonraysa korkuyla saygı duyarsınız. Ancak zamanla anlarsınız ki aslında hiçbir şey kazanmamak uğruna her şeyi kaybetmişsiniz.
“İnsanoğlunun içinde canlanan her türlü hissi besledim. Onun ne istediğini önemsedim, onu hiçbir zaman yargılamadım. Neden? Çünkü onu hiçbir zaman reddetmedim, kusurlarına rağmen. Ben insanoğlunun fanıyım!” -Şeytan
Evet, o böyle çalışıyor. Gerçek mutluluktan dikkati dağıtmanın tek gerçek yolu materyalizmdir. Dante’nin de İlahi Komedyası’nda bize anlatmak istediği aslında budur. Deizm, paganlık, şehvet, oburluk, aç gözlülük, savurganlık ve cimrilik, hilekarlık, hainlik, kibir, hırs ve daha niceleri… Genelde de baksanız özelde de baksanız daima materyalizme çıkıyorsunuz. Siz hiç cenneti elde etmek için aç gözlülük yapan birini gördünüz mü? Ya da cennetde bir villa satın almak için hilekarlık yapan birini? Değil mi… Umarım bir gün biri çıkıp da “Ey insanoğlu” dediğinde üzerine alınacak biri bulunur…

Güler K., bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Ben şuna inanıyorum ki bir tek adam çıkıp hayatını eksiksiz ve tam olarak yaşasa, her duyguya bir form verse, her düşünceyi dışa vursa, her düşü gerçekleştirse... Bence dünyamız öyle taptaze bir sevinçle silkinir ki, insanoğlu ortaçağdan kalma tüm marazlarını unutarak gene Helenistik ideale döner... Belki Helenistik idealden de daha soylu, daha şahane bir şeye. Ne var ki en yiğidimiz bile kendi kendinden korkuyor. Vahşi olanın kesilip atılması hayatımıza gölge düşüren bir kendi kendini reddedişle trajik bir yaşam savaşına dönüşüyor. Boğmaya yeltendiğimiz her güdü zihnimizde çöreklenerek bizi zehirliyor. Gövde bir kez günah işler ve günahla ilişkisi kesilir, çünkü eylem bir tür arınmadır. Eylemden sonra tek artakalan bir zevkin anımsanması ya da bir pişmanlığın lüksüdür. Şeytandan kurtulmanın tek yolu şeytana uymaktır. Karşı gelindi mi ruh kendi kendine yasakladığı şeyin özlemiyle hasta düşer; kendi ürkünç yasalarının korkunçlaştırdığı ve yasallıktan çıkardığı şeye karşı duyduğu arzuyla marazileşir. Dünyanın büyük olayları insanın beyninde oluşur, diyenler vardır. Dünyanın büyük günahları da beyinde, yalnızca beyinde oluşur.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)
Güler K., bir alıntı ekledi.
3 saat önce

İnsanın birini etkilemesi demek ona kendi ruhunu vermesi demektir. Bu insan kendi doğal düşünceleriyle düşünmez artık, kendi doğal ihtiraslarıyla yanmaz. Erdemleri sahici değildir. Günahları –günah diye bir şey varsa eğer– ödünçtür. Bu insan başka birinin müziğinin bir yansıması olup çıkar, kendisi için yazılmamış bir rolde oynayan bir aktör. Yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. Oysa şimdilerde insanlar özbenliklerinden korkuyorlar. Görevlerin en yücesini, yani kişinin kendi özbenliğine olan görevini unutmuşlar. Hayırseverliklerine diyecek yok. Açları doyuruyor, dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak. Soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış. Belki de hiçbir zaman yoktu. Toplum korkusu –ki ahlakın temelidir–, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: Bizi yöneten iki şey işte bunlar.

Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde (Sayfa 27)
LâMekan, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Puan vermedi

Sanırım,insanların her suçunda ben varım;
Günah uzun bir kervan,tâ ucunda ben varım!

Çile, Necip Fazıl KısakürekÇile, Necip Fazıl Kısakürek
heysem, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Cahillere elinizden geldiğince çok şey öğretin; toplum ücretsiz eğitim vermediği için suçludur, kendi karanlığını kendi yaratıyor. Günah, karanlık ruhlarda işini daha kolayca görür. Suçlu, günahı işleyen değil, karanlığı meydana getirendir.

Sefiller, Victor Hugo (Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yay)Sefiller, Victor Hugo (Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yay)