Kadınlık emellerinden el çekmiş bütün çaresiz kadınların kalbinde her türlü mahrumiyetlerin gözyaşları dinebilir; fakat bunlardan biri, analıktan mahrum kalmış olmak acısı, daima zehirden birer damlayla damlayan kapanmak bilmez bir yaradır. Sanılır ki tabiat, kadınların ruhuna boş kalmaya tahammül edemeyen bir beşik koymuştur.
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Yayınları 13. Basım·Kitabı okuyor
Reklam
Güzel, hayata her türlü avantaja sahip başlamış ama şanssız bir kadın vardı. Aşk evliliği yaptı, aşkı küle döndü
Sayfa 107 - D.H. Lawrence-Kazanan At
Alıntı
Şu sıralar, keşke biraz daha okusaydım da Voyager uzay aracına pilot olsaydım diye hayıflanıyorum. Dünyadan ancak o kadar uzağa gidersem kafam rahatlarmış gibi hissediyorum. Her şeye rağmen seni seviyorum, ama artık hiç bilmiyorum Osman.
Alıntı
Oysa her insanda, yaşama geçmeyi bekleyen ne gizli zenginlikler var...
Sayfa 158·Kitabı okuyor
Friedrich Nietzsche
Bu, bir şeyin doğru olup olmadığına dair bir mesele değil, sadece ne gibi etkiler meydana getirdiğine — yani entelektüel bütünlüğün tamamen yoksun olmasına dair bir meseledir, insan “inandığı sürece” — heyecanı artırmaya yardımcı oluyorsa, her şey gerekçelidir, yalanlar, israf, en utanmaz sahtekârlıklar. — Bir inanç için baştan çıkartmaya ilişkin sistematik bir araçlar okulu: Genelde çelişkinin meydana gelebileceği alanlar için aşağılama ( — neden, felsefe ve bilgelik, güvensizlik, dikkat alanları); devamlı olarak bu doktrini verenin Tanrı olduğunu — dolayısıyla havarilerin hiç önemli olmadığını — burada eleştirilebilecek değil sadece inanılacak, kabul edilecek bir şey olduğunu; böyle bir kurtuluş doktrinini almış olmanın olağanüstü bir inayet ve lütuf olduğunu ve bu doktrini almak için en derin minnettarlık ve tevazuun şart olduğu hatırlatılarak, doktrinin utanmaz bir biçimde övülmesi ve yüceltilmesi — Bu düşük seviyedeki insanların onurlu her şeye karşı duydukları küskünlüğün [ressentiment] üzerinde daima birinin bu doktrini dünyanın bilgeliğine, dünyanın gücüne karşı bir karşı doktrin olarak sunacağına ve onu kendi tarafına çekmek üzere baştan çıkartacağına dair kumar oynanmaktadır. Toplum dışı itilmişlerin ve yoksulların her türünü kendine inandırmaktadır; en önemsizlere ve acizlere kutsanmışlık, üstünlük ve imtiyazlar vaat etmektedir; zavallı küçük aptal kafaları anlamsız bir kibirle doldurur, sanki dünyanın anlamı ve tuzu onlarmışçasına — Tekrar söylüyorum, insan bunları ne kadar hor görse azdır. Kendimizi doktrinin bir eleştirisinden kurtarmalıyız; insanın ne ile uğraştığını anlamak için kullandığı araçları bilmemiz yeterlidir. Kendini erdemle bir tutmuştur, utanmaz bir biçimde erdemin cezbeden gücünü kendine istemiştir — paradoksun gücü ve eski uygarlıkların
Felsefe
Reklam
Reklam