Bakıyorum yeniyetişmeler harp marp diye patırdatıyorlar da, hey yavrum hey diyorum içimden. Uzaktan davulun sesi hoş gelir. Harbin içine girin de ondan sonra göreyim sizi... Savaş bu, Kaç-kaç bu. Eti tırnaktan, ciğeri bedenden ayırır...
Söylesenize, insanların kötülük yapmasının gerçek çıkarlarını bilmemelerinden ileri geldiğini ilk ortaya atan kimdir; aydınlanan insanın gerçek çıkarını görünce, kötülük yapmayı hemen bırakıp iyi ve onurlu biri olacağını, çıkarının sadece iyilik yapmakta olduğunu anladığı ve hiç kimse de kendi çıkarına aykırı davranmayacağı için hep iyilik yapmak zorunda kalacağını ilk kim uydurdu? Hey gidi saf çocuk! Temiz yürekli bebek! Dünya kurulalı beri insanların yalnız kişisel çıkarlarını düşünerek hareket ettikleri görülmüş müdür? Peki, göz göre göre, yani gerçek çıkarının nerede olduğunu bildiği halde bunu umursamadan, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin onları zorlamadığı başka, tehlikeli bir yolu tutan ve kaderin kendilerine çizdiği yoldan yürümek varken, kasten yapar gibi yeni, çetin, saçma, karmakarışık bir yol keşfetmekte inat eden insanların oluşturduğu milyonlarca örneğe ne demeli? İnatçılık ve dik kafalılık onlara çıkarlarından daha tatlı geliyor anlaşılan...
Ruhum tüy kadar hafif, çocuklar kadar şen, bir melek kadar mutluyum! İçmişim sanki başım dönüyor. Herkese mutlu Noeller! Tüm dünyaya mutlu bir yıl dilerim! Hey! Merhaba, dünya! Merhaba!
Geceye hey dedim
Bir bulut beyaz aydınlık geçiyor ve ben görüyorum Belki yalnızlık
Kağıt gibi bir kadın sana bakıp gülüyor
Demek sen daha güzelsin gökyüzünden artık
Sokakları bembeyaz evleri geçiyorum
Bir koşu bır rüzgarı alıyorum Karanlık
Bir kenttesin ve var ta ne zamandan beri
O zamandan trenler evler geçiyor Kapanık
Aşkın ki hiç durup dinlenmek nedir bilmiyor
Aşkın ki anlatılamaz ihtiyar ve yıkık
Nice nice yaşamalara açılmışsındır
Nice yaşamalar ki kalmıştır yarım buruk
İşte Adakale Sokağı'ndayım ve birden
Benim işte dünya kadar güzel ağzın artık
Durup bir yıkık aşk dedim ilhan Berk bir yıkık aşk
Şimdi o şiirlerde senden kalan ancak