Son bulan başlangıç, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Hırsızlık şiddetin tezahürüdür.

Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 101 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)Otomatik Portakal, Anthony Burgess (Sayfa 101 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)
Ekrad Paşa, bir alıntı ekledi.
23 saat önce · Kitabı okuyor

Ölüm hırsız için çok ağır hırsızlık için çok hafif bir cezadır

Ütopya, Thomas More (Sayfa 15 - Sis Yayıncılık)Ütopya, Thomas More (Sayfa 15 - Sis Yayıncılık)
Hüzünlü Palyaço, bir alıntı ekledi.
Dün 18:07

Ve büyük soruya geldik
"Ve büyük soruya geldik: cinayetin sebebi neydi? Cinayetin amacı hırsızlık değildi çünkü kurbandan hiçbir şey alınmamıştı. Siyasi bir cinayet miydi? Yoksa, cinayetin nedeni bir kadın mıydı? Karşı karşıya kaldığım sorular bunlardı.

Sherlock Holmes Tüm Hikayeleri, Arthur Conan Doyle (Kızıl Dosya - Epub)Sherlock Holmes Tüm Hikayeleri, Arthur Conan Doyle (Kızıl Dosya - Epub)
peaceful, bir alıntı ekledi.
Dün 12:29 · Kitabı okuyor

"Jan Valjan tahliye edilmiş mahkûm. Doğum yeri bunun sizce önemi yok... On dokuz sene kürekte kaldı. Beş sene hırsızlık suçundan, dört defa firar teşebbüsünden on dört sene. Bu adam tehlikelidir."
Piskopos: "Madam Magılvar, arka odadaki yatağa beyaz örtü seriniz." dedi.

Sefiller, Victor HugoSefiller, Victor Hugo
Monokl, bir alıntı ekledi.
Dün 10:06 · Kitabı okuyor

Üreme organlarımızın çalışmaları öylesine doğal, gerekli ve doğru ki; acaba bu organlar bize ne yaptılar da biz utanç duymadan onlardan söz açamıyor, onları hep ciddi sohbetlerimizin dışında tutuyoruz? Öldürmek, hırsızlık yapmak ya da ihanet etmek gibi sözcükleri rahatlıkla kullanmaktan korkmuyoruz ama üreme organlarımızın adını ancak fısıldayarak söylüyoruz.

-Montaigne

Felsefenin Tesellisi, Alain De BottonFelsefenin Tesellisi, Alain De Botton
Nursel, bir alıntı ekledi.
22 May 16:39 · Kitabı okudu

Son Söz
Vejetaryenlik, doğruluk ve dürüstlük yolunda atılmış ilk adımdır ve bu adım gelecek kuşaklar için son derece değerlidir. Çünkü insanla hayvan arasındaki kölelik ve tutsaklığı kaldırır ortadan. Sahtecilik, parazitlik, hırsızlık ve savaş gibi şeyleri kökünden yok eder. Huzurlu ve mutlu bir yaşamın sergilendiği kırlar ve tarlalar artık, doğanın
süsü olan canlıların işkence edildiği, öldürüldüğü korkunç manzaralar sahnelemekten kurtulur. İnsanların yüreklerinde, gerçek kardeşlik duyguları uyanır. Bu duygu yalnız insanları değil, doğadaki tüm yaratılmışları birbirine bağlar.

Vejetaryenliğin Yararları, Sadık HidayetVejetaryenliğin Yararları, Sadık Hidayet

AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALl?

Ağlamak için gözԁen уaş mı akmalı?
Duԁaklar gülerken, insan ağlaуamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tenԁe güzel bir ruh, kalbi bağlaуamaz mı?
Hasret; özlenenԁen uzak mı kalmaktır?
Özlenen уakınԁaуken hicran ԁuуulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saaԁet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü ԁalınԁan mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül ԁalınԁa solmaz mı?
Ölԁürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor hugo

Yunus, bir alıntı ekledi.
22 May 01:42 · Kitabı okuyor

İsra suresi benzerliği ile Hazreti Musa'nın 10 emri şunlardır:
1- Allah'tan başka ilah yoktur.
2- Yalan yere yemin etmeyiniz.
3- Cumartesi gününü hatırlayınız.
4- Anaya babaya hürmet ediniz.
5- Kan dökmeyiniz.
6- Zina etmeyiniz.
7- Hırsızlık etmeyiniz.
8- Komşu aleyhinde yalan yere şehadet etmeyiniz.
9- Komşunuzun zevcesiyle sevişmeyiniz.
10- Komşunuzun malına göz dikmeyiniz.

Hatemü'l Enbiya, Osman Keskioğlu (Sayfa 161 - Diyanet işleri başkanlığı)Hatemü'l Enbiya, Osman Keskioğlu (Sayfa 161 - Diyanet işleri başkanlığı)

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer. Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer. Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer. İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!