• Bugünler de hırsızlık yapasım var.
    Mesela yaşamdan bir gün çalmak istiyorum,
    Bana suç ortaklığı yapar mısın..?

    Sabahattin Ali
  • Hırsızlık bundan böyle yasal hale geldi; baskı otorite tarafından desteklendi; güçsüz insanları ezmek olağan oldu; kalabalıklar övgüyle karşıladı.
  • Bugünler de hırsızlık yapasım var.
    Mesela yaşamdan bir gün çalmak istiyorum,
    Bana suç ortaklığı yapar mısın..?

    Sabahattin Ali
  • Asrın liderimizin bir numaralı arkadaşı, sosyalist ayaklarına yatan Venezuela diktatörü Maduro, özel uçağıyla Çin'den dönerken iki saatliğine İstanbul'a uğradı, Nusret'te et ziyafeti çekti, pek keyiflendi, adının yazılı olduğu purolardan tüttürdü.

    Bu arkadaşın ülkesinde enflasyon yüzde 83 bin. Asgari ücret iki dolar etmiyor! Günde sekiz saat çalışıyorsun, kazandığın parayla bir tek yumurta bile alamıyorsun. Tartıyorsun, bir rulo tuvalet kağıdı almak için gerekli olan para, tuvalet kağıdından ağır geliyor. Bir tek hamburger satın alabilmen için, başka hiçbir yere tek kuruş harcamadan, bir ay çalışman gerekiyor. Bir tek tavuk satın alabilmen için üç ay çalışman gerekiyor.

    Para işe yaramadığı için takasla alışveriş yapılıyor, mesela tıraş oluyorsun, berbere domates ödüyorsun. İşçilere bir yıl için yüzde 150 zam yaptı, “dünyanın en yüksek zammını ben verdim” dedi, yandaş gazeteler “dünya lideriyiz” diye manşet attı, halbuki fiyatlar her hafta yüzde 200 zamlanıyor.

    Ülkenin para birimi, kağıttan daha değersiz… Bu nedenle kağıt parayı katlayarak süs eşyası yapıyorlar, yelpaze yapıyorlar, sepet yapıyorlar, banknotun kendisinden daha pahalıya satılıyor! Venezuela halkı geçen yıl kişi başına ortalama dokuz kilo zayıfladı, “Maduro diyeti” deniyor!

    Halkın yüzde 35'i günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor. Ahaliye açlıktan ölmesinler diye avanta gıda kolisi dağıtılıyor. Ama, bunlardan alabilmen için iktidar partisine gidip “kimlik” alman gerekiyor! Yaşamak istiyorsan hükümeti desteklemek zorundasın. Dört milyon kişi, yani nüfusun yüzde 12'si ülkeyi terk etti, mülteci oldu. Hırsızlık, gasp, yağma ve soygunda rekor kırılıyor, nakit para taşıyanı vuruyorlar, şu anda dünyanın en yüksek cinayet oranı Venezuela'da, her 21 dakikada bir cinayet işleniyor.

    Sokakta dolaşın, cep telefonuyla konuşan kimseyi göremezsiniz, çünkü insanlar cep telefonuyla anca evlerinde konuşuyor, sokağa çıkarken öldürülmemek için yanına almıyor. Apartmanlarda hapishanede yaşar gibi yaşanıyor, dairenin kapısına gelene kadar dört beş demir kapıdan geçiliyor.

    Geçen yıl 18 bin adam kaçırma ve fidye olayı rapor edildi.Fuhuş patladı.Sosyal hayat durdu, sinema yok, tiyatro yok, konser yok, hava kararınca şehirler ıssızlaşıyor. Maduro uyuşturucu baronunu başkan yardımcısı yaptı, başkan yardımcısının tertemiz bir insan olduğunu, “dış mihrakların” kendisine uyuşturucu baronu dediğini söyledi. Maduro'nun eşinin iki yeğeni 800 kilo kokainle Haiti'de tutuklandı.

    Marketlerde ağır silahlı polisler nöbet tutuyor. Markete girebilmen için kapıda kuyruğa giriyorsun, sadece beş kişiyi içeri alıyorlar, onlar alışveriş yapıp çıkıyor, sonraki beş kişi içeri alınıyor. Herhangi bir üründen iki adet alman yasak, sadece bir adet alabiliyorsun.Temel ilaçların yüzde 85'i bulunamıyor, karaborsa, hastalandığında öl daha ucuza geliyor.

    Son bir yılda bebek ölümleri yüzde 40 arttı.Suudi Arabistan'ın bile 265 milyar varil petrol rezervi varken, Venezuela'nın 296 milyar varil petrol rezervi var, böylesine enerji zenginliğiyle Kanada kadar refah olması gerekiyor ama… Günde dört saat elektrik kesintisiyle başladılar, şu anda günde 15 saatten fazla elektrik kesildiği oluyor. Her gün sekiz saat su kesintisi yapılıyor.

    Bu arkadaş, özel uçağıyla iki saatliğine uğrayıp, Nusret'te ziyafet çektikten sonra ülkesine döndü. “Yeni bir teknik öğrendim” diyerek Nusret'in tuz dökme hareketini gösterdi. “Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalma 700 yıllık eserlerin bulunduğu müzeyi gezdim, sultan tahtına oturdum, bana orada Sultan Maduro diyorlar” dedi.

    Aynı dakikalarda, kendisine dört milyar liralık uçak hediye edilen asrın liderimiz, chia tohumu eşliğinde ejder meyveli smoothie içilen 1.150 küsur odalı sarayında kürsüdeydi.Ülkemize atılan iftirayı izah etti.“Kriz mriz filan, sakın ha bunlara aldırmayın, bizde kriz filan yok, bunların hepsi manipülasyon” dedi.

    Öbürü Maduro.
    Bizimki mağduro yani.

    --
    YILMAZ ÖZDİL - 20 EYLÜL 2018
  • Pek tabi ki Tanrı’ya inandığını söyleyen kişilerde de insanlara zarar verme, hırsızlık, siyasi istismar ve fakirlerin dertlerine karşı alakasızlık gibi ahlaki zaaflar gözükmektedir. Fakat bu ahlaki zaaflar, kişilerin inandıkları fikirlerin akılcı gereğini yerine getirmemelerindendir. Kişilerin teorileri ve pratikleri arasındaki uçurumdandır. İdeal bir ahlakın oluşması, sadece doğru inanca (teori) sahip olmakla değil, aynı zamanda bunun hayattaki gereğinin (pratiğinin) gerçekleştirilmesiyle mümkündür.
  • "Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
    Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

    Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? 
    Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

    Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
    Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

    Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için...
    Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

    Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
    Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

    Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan. 
    Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

    Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
    Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

    Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer; 
    Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

    Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
    Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

    Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
    O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

    Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
    Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

    Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
    Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

    İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
    Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme."



    Mevlana
  • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    Victor Hugo