Sürekli olarak savaşa çağrılan, yoksullaşam, borca giren ve genelde census'un birinci sınıfına dahil olmayan, idareciliğe de kabul edilmeleri engellenen pleb'ler veya en azından önemli bir kısmı Antikçağ kaynaklarına göre MÖ 494'te Roma'dan ayrılmaya karar vererek şehrin kuzeydoğusunda, Anio nehrinin sağ kıyısındaki Mons Sacer'e çekilirler. Tarihte ilk defa patricus'ların hariç tutuluğu bir meclis (conciliumplebis) düzenlerler ve alınan kararlar (plebiscitum) en azından başlangıçta pleb'lerin tamamı için bağlayıcı olur. MÖ 449'dan itibaren Valerius-Horatius yasalarının sonucunda plebiscitum'lar, senatonun da onayını aldıkları taktirde halkın tamamı için bağlayıcı olacaktır. Concilium plebis'de pleb census temelinde değil, kısa bir süre curia'lar doğrultusunda, sonra da yerel kabilelerin bölgeleri temelinde düzenlenir, böylece üyeleri arasında sosyo-ekonomik türden ayrımların yapılması engellenmiş olunur.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Tarih
Oxford'dan iki profesör, Robin Nisbet ve Margaret Hubbard, Horatius üzerine yazdıkları harikulade yorumlarında, carpe diem için en doğru kurulacak paralelliğin, Matta İncil'inde, İsa'nın şu sözlerinde olduğunu öne sürmüşlerdir: "Yarını dert etmeyin, yarın kendini düşünür. Her günün yeterince kendi kötülüğü vardır."
Sayfa 30·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İstanbul'un işgalinden sonra İngilizler, savaş suçlusu olarak kabul ettikleri İttihat Terakki Partisi'ne mensup asker ve sivil Türk milliyetçileriyle, İttihat Terakki hükümetleri döneminde üst düzey devlet memuru olarak görev yapmış bürokratları toplayıp. Bekirağa Bölüğü denen hapishaneye doldururlar. Amaç, hem Türk İstiklâl Hareketi'ni kadrosuz bırakmak, hem de Ermeni katliamının hesabını sormaktır. İngilizler, Fransızlar ve Amerikalılar ayrı ayrı listeler hazırlarlar. Savaş sırasında ve hatta savaştan önce hangi Türk yetkilisi, bu devletlerin çıkarlarına aykırı hareket ettiyse, bir bahane ile içeri atılır. Meselâ, Şükrü Bey. 1916-1917 yıllarında Maarif Nazırı iken, yabancı okullara zarar verdiği iddiasıyla, Seyfi Bey, Harbiye Nezareti'nde istihbarat şefi iken esirleri ziyaret etmek isteyen Amerikan Elçiliğinin mensuplarını önemsemediği gerekçesiyle tutuklanır. Tutuklamalar, halkın tepkisini çekmemek için hükümet kuvvetleri tarafından yapılmaktadır ama emri veren işgal kuvvetleridir. İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 31 Ocak 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na şöyle bir telgraf çeker: - Tutuklanmaları için Dahiliye Nazırına yeni bâzı isimler vermeyi tasarlıyorum. Amiral Calthorpe'un 31 Mart 1919 tarihli telgrafı ise şudur: - Yeni hükümet takdir edilecek bir enerji ile yeni tutuklamalar yapma ya başladı. Dün 20'nin üstünde tutuklama oldu. Aralarında eski Sadrazam Sait Halim ve vekiller de var. Fransızlar'ın listesindekilerin çoğu tutuklandı! Tutuklananlar arasında Sait Halim Paşa'dan başka eski Nafia Nazırı Abbas Halim Paşa, İttihat Terakki Umumî Kâtibi ve Burdur Mebusu Mithat Şükrü Bleda, Meclis-i Mebusan Reisi Hacı Adil Bey, 5. Ordu Komutanlarından Mahmut Kamil Paşa, Akdağmadeni Mebusu Ziya Gökalp, eski Adliye ve Hariciye Nazırı Halil
Sayfa 291 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Çok Güzel Ders
Denemeler'ini Yunan ve Lâtin fikirleriyle süslemeği sanat hâline koyan Montaigne, bu mevzûda bir defa da Horatius'u söyletir. Devrinin sanatkâr kadri bilen büyük hükümdarı Augustus'dan (bu hükümdarın ismi, bizde bir ay adı: Ağustos olmuştur.) mâlikâneler hediye alan meşhur Latin şairi: - Evet, mal, mülk, yığınla tunç ve altın, vücudunda veyā rūhunda yarası olan insana merhem değildir! diye konuşur, ve devam eder: - Miden iyi, ciğerin ve ayakların sağlamsa, kıralların hazineleri seni daha fazla mes'ud edemez.
Sayfa 11 - Kubbealtı Neşriyatı 1985 Baskısı·Kitabı okudu
Ah Aşk! Sezar'ın davacısı olduğu Titus'un ustası, Antonius'un kölesi Horatius, Catullus ve Ovidius'un bilginleri olduğu, "Mavi Çoraplılar" dan bilge Sappho ki Onun mezarına atlayabilir tarafsızlığı seçen birçok kişi, (Dalgalara bakar şimdi de, Lefkas'ın kayaları) Ah Aşk! Kötülüğün Tanrısı sensin ya Yine de Şeytan diyemeyiz sana.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Şiir
Sit Cato, dum vivit, sane vel Caesare major. (Bırakın Cato yaşadığı zamanda Caesar'dan daha büyük olsun.) Marcus Valerius Martialis Et invictum, devicta morte, Catonem. (Ve Cato ölümü yenerken, yenilgisizdi.) Manilios Victrix causa diis placuit, sed victa Catoi (Tanrılar yenenlerin davasını seçti, Cato ise yenilenlerin.) Lukianos Et cuncta terarum subacta, Pretear atrocem animum Catonis. (Tüm topraklar onun ayakları altında, Cato'nun gururlu ruhu dışında.) Horatius Sonra koro şefi, en büyük Romalıların adlarını sergiledikten sonra, şöyle bitirdi: His dantem jura Catonem. (Cato onlara yasaları yazdırdı.) Vergilius
Sayfa 332 - Cem Yayınevi - (1. Cilt) - [Bölüm Otuz Yedi - Genç Cato]·Kitabı okudu