İstanbul'un işgalinden sonra İngilizler, savaş suçlusu olarak kabul ettikleri İttihat Terakki Partisi'ne mensup asker ve sivil Türk milliyetçileriyle, İttihat Terakki hükümetleri döneminde üst düzey devlet memuru olarak görev yapmış bürokratları toplayıp. Bekirağa Bölüğü denen hapishaneye doldururlar. Amaç, hem Türk İstiklâl Hareketi'ni kadrosuz bırakmak, hem de Ermeni katliamının hesabını sormaktır. İngilizler, Fransızlar ve Amerikalılar ayrı ayrı listeler hazırlarlar. Savaş sırasında ve hatta savaştan önce hangi Türk yetkilisi, bu devletlerin çıkarlarına aykırı hareket ettiyse, bir bahane ile içeri atılır. Meselâ, Şükrü Bey. 1916-1917 yıllarında Maarif Nazırı iken, yabancı okullara zarar verdiği iddiasıyla, Seyfi Bey, Harbiye Nezareti'nde istihbarat şefi iken esirleri ziyaret etmek isteyen Amerikan Elçiliğinin mensuplarını önemsemediği gerekçesiyle tutuklanır. Tutuklamalar, halkın tepkisini çekmemek için hükümet kuvvetleri tarafından yapılmaktadır ama emri veren işgal kuvvetleridir. İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, 31 Ocak 1919'da, İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na şöyle bir telgraf çeker:
- Tutuklanmaları için Dahiliye Nazırına yeni bâzı isimler vermeyi tasarlıyorum.
Amiral Calthorpe'un 31 Mart 1919 tarihli telgrafı ise şudur:
- Yeni hükümet takdir edilecek bir enerji ile yeni tutuklamalar yapma ya başladı. Dün 20'nin üstünde tutuklama oldu. Aralarında eski Sadrazam Sait Halim ve vekiller de var. Fransızlar'ın listesindekilerin çoğu tutuklandı!
Tutuklananlar arasında Sait Halim Paşa'dan başka eski Nafia Nazırı Abbas Halim Paşa, İttihat Terakki Umumî Kâtibi ve Burdur Mebusu Mithat Şükrü Bleda, Meclis-i Mebusan Reisi Hacı Adil Bey, 5. Ordu Komutanlarından Mahmut Kamil Paşa, Akdağmadeni Mebusu Ziya Gökalp, eski Adliye ve Hariciye Nazırı Halil