Bir hediye
Puan vermedi·144 syf.··
2025 139. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 18:11
Bir kaldırım kenarında da açsa, yüzlerce benzerinin arasında bir serada da… Çiçek, bulunduğu yerden münezzeh bir güzellik. Hediye edilenin gözlerinde bir ışık, kalbinde sıcaklık uyandıran bir canlı. Çiçeklerin sessiz dilini ilk kez çocukken, Harry Potter'daki bir sahne ile fark etmiştim. "Öğütülmüş çiriş otu kökünü pelin otu demine eklersem ne elde ederim? diye sormuştu Snape. Özellikle Viktorya Dönemi’nde, İngiltere ve Fransa’da popülerleşen bu dilin (floriography) gizli mesajlar iletmek, sırlar fısıldamak veya ortak anıları saklamak için kullanıldığını böylece öğrenmiştim. (Dili daha yakından incelemek isteyenler için: 1819’da ilk kez yayımlanan Fransızca çiçek dili sözlüğü: archive.org/details/langage... 1800'lere ait başka bir kitap: gutenberg.org/ebooks/31591) Zamanla çiçeklerin yalnızca estetik değil, mitsel ve sembolik taraflarına da merak duymaya başlamıştım, o yüzden bu anlatıları kitapta bulabilmek, bazen batıl inançlardaki izlerini görmek ayrı bir keyifti. Yine de metnin, daha kapsamlı bir içerik ve çevirmen notlarıyla derinleştirilmiş olmasını isterdim (Türkçe isimlerin hikayeleri gibi). Bu kitap aynı zamanda çok sevdiğim birinden gelen bir doğum günü hediyesiydi. Belki de bu yüzden, anlattığı her çiçek ve hikaye benim için biraz daha kıymetliydi.
Çiçeklerin DiliSally Coulthard · Pika Yayınevi · 2021126 okunma
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
Reklam
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020975 okunma
gün batarken
Puan vermedi·%1 (1/94 syf.)··
Beğendi
archive.org/details/gnbatar... -( Linkten kitaba ulaşabilirsiniz ) Kitabı okumak için eski Türkçeye hakim olmak gerek, o zaman şartları ile yazılmış bu kitabı, bizim aldığımız eğitim ile anlamak çok zor ama türk gençlerinin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Arapça ve farsçadan latin harflere göre çevirilmiş olmasına rağmen eğitim almadan okuyup anlamamızın imkanı olmayan bir kitap.
Tarih
Gün BatarkenErcüment Ekrem Talu · Kültür Bakanlığı · 199064 okunma
celal şengör: armstrong az bile anlatmış (!)
Puan vermedi·125 syf.··
2024 249. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2024 22:42
(bu uzun bir incelemedir. okuyana/okuyanlara şimdiden teşekkür ederim.. incelemeyi uzun diye okumaya üşenen varsa incelemeyi ses kaydına alıp da buraya ekleyebilirim. maksat inceleme konusunda daha fazla insan bilgi/fikir sahibi olsun..) 12 haziran 2024 tarihinde uygulamada Varsayalımismail • İTC adlı kullanıcının şu alıntısını gördüm; #243283138 alıntıda adı geçen Bozkurt adlı kitapta yazarın bahsettiği yalan yanlış düşünce ve iddialara karşı Mustafa Kemal Atatürk'ün dönemin akşam gazetesinde verdiği yanıtların bir araya getirilmiş hali olan Atatürk'ün Armstrong'a Cevabı adlı kitap geldi sonra aklıma.. Bozkurt adlı kitap genelde eleştirel gözle değil de Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun ülkeye kazandırdıklarını ve türk milletini karalamak isteyenler tarafından belirli bir art niyetle okunuyor.. bunun üzerine yukarıda bahsettiğim alıntıda da dile getirildiği gibi bu kitap Mustafa Kemal Atatürk'ü seven, sayan, onun devrimlerine bağlı olan (söylem ve eylemleriyle bunu gösteren) Celâl Şengör tarafından da Atatürk okuması/okumaları yapmak isteyenlere tavsiye kitap olarak sunuluyor.. bu incelemeyi celal şengörün bu düşüncesinin ne derece sağlıksız ve tehlikeli olduğunu göstermek, armstrongu incelememi okuyanlara tanıtmak, onun yazdığı kitabıyla (bence) neleri amaçladığını göstermek, Mustafa Kemal Atatürk'ün armstrongun bu kitabına karşı söylediklerini, yaptıklarını göstermek, armstrongun kitabının başka hangi Atatürk'ü karalayan kitaplara öncülük ettiğini göstermek, armstrong üzerinden türkiye cumhuriyeti-ingiltere arasında geçen olaylara bakmak gibi düşüncelerden hareketle yazıyorum.. konuyu, olayı okuyucunun aklında netleştirmek için adım adım gidelim ve önce H. C. Armstrong un kim olduğuna kısaca bir göz
Atatürk'ün Armstrong'a CevabıH. C. Armstrong · Kaynak Yayınevi · 20001,877 okunma
Türkiye ve ABD İlişkileri Bağlamında Emperyalizm
7/10
·536 syf.··
2023 22. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 15:00
Yazar Cumhuriyet tarihinde geçmişten günümüze Türkiye-ABD ilişkilerini uzak bir bakış açısıyla ele alıyor. Tarih sırasına göre değil kendi yorumlamasına göre yazılmış ve daha çok deneme türünde bir kitap olduğu söylenebilir. Yazar neden böyle bir anlatım tarzı benimsemiş anlamak zor oysaki tarih sırasına göre olayları daha yakın pencereden inceleyip yorumlayabilirdi. Okuyucu içinde çok daha bilgilendirici bir kitap olurmuş. Tarihsel sürecini bildiğim kısımlarda kitaba eşlik ederken bilmediğim kısımlarda anlatılanı anlamakta güçlük çektim. Bunun dışında kitap sık sık kendini tekrar ediyor. Bazı alıntılar kitabın başında, ortasında ve sonunda da yer almakta. Kitap 536 sayfa yerine 250-300 sayfa aralığında olabilirdi. Eski baskılara yazılan genişletilmiş önsözler kitabın ilk 100 sayfasını oluşturmakta. Kitabın son 75 sayfasında ise ekler bölümü yer almakta. Ekler bölümün zengin tutulması güzel olmuş fakat önsözler için aynısını diyemeyeceğim. Keşke yazar kitabı bu kadar uzatmak yerine yeni bir kitap ya da ikinci bir kitap çıkarsaymış dedim. Kitabın ismini aldığı 1956'da Nelson A. Rockefeller tarafından Eisenhower'a yazılan mektubun kitapta belirtilen kaynağında doğrulayamadım. Kitapta mektubun Harvel O'Connor'ın "Petrol İmparatorluğu" kitabının Almanca baskısında geçtiği yazıyor. Ben İngilizce baskısını Internet Archive üzerinden buldum. Anahtar kelimeler üzerinden yaptığım aramada herhangi bir sonuç elde edemedim. Dahası bahsi geçen kaynak kitap 1955 yılında basılmış. Nasıl 1956 yılındaki bir mektubu barındırsın? Kitabın Linki: archive.org/details/empireo... Kişisel yorumum mektubun kaynağının doğru olup olmamasın genel bağlama bakıldığında çokta önemli olmadığıdır. Eleştiriyi çok uzatmadan kitaptan yapacağım iki alıntı ile yazara
Siyaset & Politika
Oltadaki Balık TürkiyeM. Emin Değer · Kilit Yayınevi · 2012813 okunma
Reklam